Navigate / search

Ekonominin Dönüşümünde Mühendisler için Yeni Bir Meslek İNOVASYON YÖNETİMİ SİSTEMİ

GİRİŞ

İnovasyon denince; şaşırtan, farklı, teknolojik yenilik içeren ürün akla gelmektedir. Ayrıca toplumda; inovasyonun aykırı, sıradışı, yaratıcı, çılgın, hesapsız, tesadüfen, sistematik olmayan bir davranış sonucu üretildiği gibi de, bir algı da söz konusudur. Zihinlerdeki bu karışıklık, 2005 yılında yayınlanan OSLO kılavuzu ile açıklığa kavuşturulmuştur.  Bu tanımda; ‘İnovasyon, yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal veya hizmet), veya sürecin, yeni bir pazarlama yönteminin, ya da şirket içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır.’ (OECD and EUROSTAT, 2002) denilerek inovasyonun ürün, hizmet, süreç, organizasyon ve iş modelini de kapsayayacak şekilde geniş bir tanımı yapılmıştır.İnovasyonun en önemli özelliği transformasyon, yani dönüşüm yaratmasıdır. Transformasyonda artık geriye dönülemez. Bunun en önemli sebebi, büyük maliyet-fayda –özellik avantajı sağlanmasındadır. Ayrıca, birikimli bir yapı gösterir ve sonraki yeniliklerin kapısını açar. Ayrıca; bu farklılık ve yenilik; toplumda  yayılma gösterir. (Rogers E. , 1995)

Bu bildiride; inovasyon ‘FAYDALI ve KALICI FARKLILAŞMAK’ diye özetlenmiş,  bütünsel ihtiyaçları anlayarak ve teknolojiye-güncele uyumlanarak, bir ihtiyacı yenilikçi ve sürdürülebilir bir şekilde karşılamak olarak tanımlanmıştır.  Sürdürülebilirlik, her yapıda önemli olduğu gibi, inovasyon çalışmalarında da çok önemlidir. Sürdürülebilir bir inovasyon yönetimi sisteminden bahsedebilmek için, yapılar ile fonksiyonları arasındaki ilişkiden bahsetmek gerekir. Her yapı, bir ihtiyacı karşılar ve öteki parçalar ile ahenkli bir bütünlük içerisinde olur ise sürdürülebilir olur. İnovasyon çalışmaları da, diğer mevcut yapılar ile dengeli bir ahenk içerisinde çalışır ise sürdürülebilir olur.

Sürdürülebilir inovasyon yönetim sistemi için, Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) 2014 yılında, tüm üye ülkeler tarafından tanınan  bir standartın yazımı için çalışmaları başlatmıştır. 2018 de yayınlanarak, yürürlüğe girecek olan standart ile yeni bir mesleğin de tohumları atılmış olacaktır. Bu sebeple bu bildiride, mühendisler için oluşacak; inovasyon yöneticisi, uzmanı, denetçisi, eğitimeni, danışmanı, mühendisi, teknikeri v.b ünvanlar ile anılacak yeni iş alanı değerlendirmeye alınmıştır.

1. İNOVASYON YÖNETİMİ STANDARTI ile yeni bir meslek

Yönetişim, diğer tüm alanlarda olduğu gibi, istenilen sonucun alınabilmesi için gerekli planlama, koordinasyon, yönetim, kontrol çalışmalarının adıdır. Böylece; İnovasyon yönetimi ‘yeniliği ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürecek şekilde ürün, hizmet, süreç, iş modeli, pazarlama yöntemi, organizasyon modelinin elde edilebilmesi için gerekli olan planlama, koordinasyon, yönetim ve kontrol faaliyetlerinin bütünü’ olarak tanımlanır.  Bu tanımdan yola çıkarak; inovasyon yönetimi, kuruluşların hedef ve stratejilerine uygun şekilde yenilikçi fikirlerin oluşturulması ile başlayan,  yenilikçi ürün ve/veya hizmeti üreterek pazara tanıtan ve satışı gerçekleştirerek ekonomik bir fayda sağlayan; teknik, ekonomik ve sosyal süreçlerin bütünü olarak özetlenebilir.

1.1         Standardizasyonun ekonomiye etkisi

Standardizasyon, toplumun kalite ve ekonomikliği arama çalışmalarının sonucu olarak ortaya çıkan bir faaliyettir. 1947 tarihinde kurulan, 140 üye ülkeden oluşan, Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) küresel ekonomi geliştikçe, mal ve hizmet ticaretinde standardizasyonun önemi üzerine üyeleri tarafından tanınan standartlar hazırlamaya ve yayınlamaya başlamıştır. Yönetim sistemleri içerisinde kalite yönetim sistemi öncelik kazanmış ve ISO üye ülkeler ile bir araya gelerek, herkesin üzerinde hem fikir olabileceği ve gelişmelere göre revize edilebilecek dokümanları hazırlayarak,  Mart 1987 de yayınlamıştır. Ülkemizde Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından, ISO-9000 serisi Kalite Yönetim Sistemi standartı, 1994 yılından itibaren yayılım göstermiş ve öncelikle kamu ihalelerinde zorunlu şart olarak uygulamaya konulmuştur. Şimdi artık, kalite yönetim sistemi olmazsa olmaz şart olarak, KOBİ ler, STK lar ve Kamu Kuurluşlarında da karşımıza çıkmaktadır. Sonrasında; ISO-14001 çevre, ISO-45001 iş sağlığı ve güvenliği, ISO-27001 bilgi güvenliği, ISO-22000 gıda güvenliği, ISO-50001 enerji yönetimi, ISO-10001 müşteri memnuniyeti ve şikayeti v.b gibi yönetim sistemlerinin standartları hazırlanmış ve yayınlanarak, üye ülkelerde hayata geçmeye başlamıştır.

Yönetim sistemleri standartlarının önemi, konusunda uzman kişiler tarafından uzlaşma ile hazırlanmış olması, hayata geçirilebilecek bir model sunması ve bu modelin bağımsız denetçiler tarafından denetlenerek, müşteri veya kamu yönetimi için; yönetim modelinin uygulandığının göstergesi olabilecek belgelendirme imkanı sağlamasıdır.  Ayrıca, sürekli iyileşme kavramı ile revize edilerek sürdürülebilirlik sağlanmaktadır.

Yönetim sistemlerinin standartlar ile uluslararası şartlara bağlanmış olması; ülkemizde de yepyeni bir sektör ve iş alanı oluşmuş, bir çok mühendis; bu yönetim sistemlerine ilişkin mesleki yeterliliklerini kazanarak ilgili alanda uzman, denetçi, baş denetçi olarak yeni bir uzmanlık sektörü oluşturmuşlardır. Bu denetimleri yapabilmek için, uluslararası akredite edilmiş eğitimler ve sınavlar alınmalıdır. Başarılı olarak denetçi, başdenetçi sertifikası olan kişilerin, dünyanın her yerinde denetçi olarak çalışabilme imkanı olmaktadır. Denetim yapabilme becerisini kazandırmak için uluslararası geçerliliği olan eğitimleri gerçekleştiren kuruluşlar, bu alan da bir sektörün oluşması sağlanmıştır.

Kuruluşlarında, uzman, yönetici, mühendis v.b ünvanlar ile çalışan kişiler, bu standartlara uygun yönetim sistemini kurup, belgelendirdikten sonra kazandıkları deneyimi danışmanlık sektörüne geçerek sürdürmektedir. ‘ISO Danışmanı’ olarak anılan bu danışmanlık sektörü, son zamanlarda yönetim sistemleri standartının artması ile parelel olarak çok ciddi büyüme göstermiştir.

Ayrıca, çok sayıda yurt dışı kuruluşlu denetim firması Türkiye’de temsilcilik, şube v.b ile faaliyet göstermeye başlamışlar ve yerli kuruluşların kurulması ile de sektör daha da büyümüştür. Bu denetim firmalarını akredite eden, Türkiye Akreditasyon Kurumu (TURKAK) 4457 sayılı kanun ile 1999 yılında kurulmuştur. Sertifikasyon belgelendirme sektöründeki aktörleri akredite ederek uluslararası akreditasyon sisteminin de bir parçası olmuştur.

Bu yeni bir sektör ve uzmanlık oluşumu ile birlikte gerçekleşen ekonomik etkiler yanında, kamu mevzuatında yapılan değişiklikler ile bir çok uzman için kanun içerisinde yetkili kılınmış yeni  uzmanlıklar ortaya çıkmıştır. Bunlar; iş güvenliği uzmanı, çevre görevlisi, yetkili danışmanlık firmaları v.b görevlerdir. Kuruluşlar, bu kanunlarda tanımlı bu ünvandaki kişilerden hizmet almak zorundadırlar. Bir çok genç devletin düzenlediği A, B,C tipi uzmanlık sertifikalarını alarak iş hayatına katılmıştır. Bu uzmanlık sınavlarına hazırlayan dershaneler, hocalar v.b destek sektörler de oluşarak, bir çok kişi için ekonomik kazanç oluşmuştur.

Yönetim sistemlerinin standart haline gelmesi ile, ekonomiye kazandırdığı yeni işler, meslekler, kazançlar ile bir sektör oluşturmuştur. Bu sektör çok hızla büyümüş ve kuruluşların bu alandaki ihtiyaçlarını karşılar hale gelmiştir. Kamu, özel, STK v.b her ölçekte, büyüklükte kuruluşta bu sistemlerin uygulanıyor olması, bu sistemleri bilen, yöneten yeni nesiller ihtiyacı oluşturmuştur.

Üniversiteler de bu ihtiyaca cevap verebilmek için, bu standartları müfredatlarına almışlar, gençlere öğretir olmuşlardır. Bu sistemler alanında, yüksek lisans, doktora tezleri arttıkça, bu alanda uzman bölümler veya yüksek lisans programları açılmıştır.

ISO’ nun çalışmalar ile yönetim sistemleri uluslararası bir standarta dönüştükçe, ekonominin dönüşümüne parelel biçimde, yeni meslekler ve iş alanları ile son 20 yıl içerisinde yeni bir sektör oluşmuştur.

1.2         İnovasyon yönetimi standartı yazım çalışmalarının tarihi

İnovasyon yönetimi alanındaki küresel gelişmeler, inovasyon alanında gerçekleştirilen çalışmalarının objektif değerlendirmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu ihtiyaç kamunun sağladığı inovasyon ve ar-ge alanındaki destekleri (Horizon2020, TUBİTAK, KOSGEB, Bakanlıklar v.b) objektif değerlendirmeler ile sunabilmek için gereklidir. Aynı zamanda, eko-sistemde yer alan kuruluşların (kamu-özel kuruluşlar ile üniversiteler), ülkelerin, bölgelerin de objektif değerlendirmeler yaparak, durumlarını belirlemeleri gerekmiştir. Bu sebeple; ülkeler standartlar ofisleri aracılığı ile çalışmalarını sürdürmüşler, düzenleme ve kılavuz olma anlamında kendi standartlarını yayınlamışlardır. Ülkelerin 2007 yılında başladığı çalışmalar, hızla devam etmiştir. İnovasyon, ar-ge, ürün geliştirme, fikri haklar alanlarında standartlarını hazırlayan ve yayınlayan ülkeler Portekiz, İngiltere, İrlanda, Almanya, Rusya, Fransa, Çin, Brezilya, Kolombia dır.

Avrupa Birliği, sürdürülebilir kalkınma için inovasyon çalışmalarına büyük önem vererek önemli kaynaklar ayırmıştır. 2006-2012 yıllarında 6.Çerçeve programı kapsamında IMP3rove metodolojisinin geliştirilmesine 8 Milyon Euro destek vermiştir. (IMProve Academy, 2016), Proje sonunda geliştirilen web tabanlı inovasyon yönetim sistemi değerlendirme metodu; 2013 yılı itibari ile Avrupa Standartlar Komitesi (CEN) tarafından  CEN/TS 16555 numaralı inovasyon yönetimi teknik spesifikasyonu  olarak kabul edilmiştir. Türk Standartları Ensitütüsü (TSE); 2013 Aralık ayında bu teknik spesifikasyonu ulusal standartlar içerisine dahil etmiştir. Uluslararası Standartlar örgütü (ISO) bütün ülkeler tarafından ihtiyacı hissedilen inovasyon yönetim sistemi standartı hazırlık çalışmalarını 2014 yılında, uzmanları üye ülkelerden davet ederek, standartların hazırlanma çalışmalarını başlatmıştır. 2015 yılından itibaren yılda 2 defa uluslararası uzmanların katılımı ile dünyanın değişik ülkelerinde gerçekleştirilen çalışmalara Türkiye delegesi olarak katılarak, standartın yazımına katkı sağlanmıştır. Yaklaşık 45 uluslararası uzmanın yılda 2 defa değişik ülkelerde (Brezilya, Norveç, İtalya, Çin, İspanya, Fransa, İngiltere) yapılan toplantılara bir fiil katılımı ve ISO üyesi 140 ülkenin resmi yazılı görüşleri alınarak hazırlanan bu standartlar serisi  2018 de yayınlanmaya hazır hale gelecektir. (ISO/TC 279/ WG2, 2017)  Son çalışma toplantıları, 16-20 Ekim 2017’de Paris’te ve 12-16 Mart 2018 tarihinde Londra’da yapılacaktır.

1.3         Yüksek Seviye Yapı (HLS) ve İnovasyon yönetimi sistemi standartlar serisi

ISO, birden fazla yönetim sistemi (örneğin, kalite, çevre, bilgi güvenliği) uygulayan kuruluşların daha iyi şekilde entegre yönetim sistemleri kurması ve uygulaması için Yüksek Seviye Yapı (High Level Structure-HLS) adı verilen uyulması gereken genel yapı ve karekteristikleri 2015 yılında uygulamaya almıştır. Yüksek Seviye Yapı, ISO yönetim sistemi standartlarının, standartlaştırma ve entegre edilme yoludur. Her yönetim sistemi standartı içerisinde, farklı numara ve başlıklar ile anılan aynı yapılar ve sistemlerin tek bir numara ve isimle anılarak; terminoloji, sistem kurma ve uygulama kolaylığı getirilmiştir. 2015 yılından bu yan bütün standartlar bu yapıya uygun şekilde yayınlanmaktadır. Bu yapı kısaca aşağıdaki temel başlık ve madde numaralarını içermektedir.

0. Giriş

1. Kapsam

2. Atıf Yapılan Standart ve/veya Dokümanlar

3. Terimler ve Tarifler

4. Organizasyonun Kapsamı (İçeriği)

5. Liderlik

6. Planlama

7. Destek

8. Operasyon

9. Performans Değerlendirme

10. İyileştirme

2014 den bu yana; ISO-TC 279 Working Group (WG) kodlaması ile sürdürülen inovasyon yönetim sistemi çalışmalarında, 4 çalışma grubu parelel ve koordineli olarak, bir taraftan sürdürülebilir bir inovasyon yönetim sistemi standart şartlarını hazırlar iken, diğer taraftan, bu şartlara kılavuzluk yapacak şekilde; tanımlar ve terimler, inovasyon paydaşı seçmek ve değerlendirmek için kılavuz, fikri haklar, inovasyon sistemi değerlendirmek vb gibi ek standart dokümalarını üretmişlerdir. Bu dokümanlara ilişkin çalışmalar, Ekim 2017 de sonuçlandırılacak olmak ile birlikte standart numaraları, isimleri ve içerikleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

  • ISO-50501 İnovasyon Yönetim sistemi – şartlar (Innovation Management System-Requirements) : Bu standart belgelendirmeye esas teşkil edecek şekilde, yönetim sisteminde olması gereken şartları tanımlamaktadır. HLS denilen yapı içerisinde, diğer yönetim sistemi standartları ile uyumlu şekilde hazırlanmıştır. İnovasyon yönetimi sistemine özel şartlar HLS yapısındaki her bir maddede detaylı belirlenmiştir.
  • ISO-50502 İnovasyon Yönetim sistemi değerlendirme kılavuzu (Innovation Management System Assesment) : ISO-50501 standartında Madde 9-Performans değerlendirme ve Madde 10-iyileştirme bölümünde şart koşulan inovasyon yönetim sistemini değerlendirme sistemine ilişkin kılavuzdur. Bu maddeler, kuruluşların inovasyon sisteminin performansını değerlendirmesini, bu performansın diğer kuruluşlar veya sektör bazında seviyesini belirlemesini ve mevcut durum ile arasındaki boşluğu (gap) mükemmel seviyeye çıkması için kriterler bazında ne yapması gerektiğini anlamasını istiyor. Üstelik bunu düzenli olarak yapmasını talep ediyor. Ayrıca; kıyaslama (benchmarking) maddesi benzerlerine göre ölçülebilir bir kıyaslamayı şart koşuyor.  (ISO-TC 279 WG1, 2017)
  • ISO-50503 İnovasyon Yönetimi paydaşlar için araç ve metodlar kılavuzu (Innovation management — Tools and methods for innovation partnership — Guidance: ISO-50503 numaralı kılavuz ile, kuruluşların işbirliği yaparak inovasyon çalışmaları gerçekleştirme sürecine ışık tutulmakta ve inovasyon alanında ortak iş-proje v.b gerçekleştirecek kuruluşlar için ortakları belirleme, seçme,karar alma v.b süreçlerinde faydalı olacak yöntem ve araçlar verilmektedir.
  • ISO-5050* Terimler ve tanımlar kılavuzu: Bu kılavuz tüm standartlar ve destekleyici dokümanlarda kullanılan terimler için tanım getirerek, terminoloji bütünlüğü sağlamaktadır.

Çalışmaları devam eden diğer destekleyici dokümanlar; entellektüel sermaye yönetimi, inovasyon strateji yönetimi, fikri haklar yönetimine ilişkin kılavuzlardır.

1.4         İnovasyon yönetimi sistemi standartı içeriği

İnovasyon yönetim sistemi derken, inovasyon süreçlerini etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yöneterek, hedeflenen inovasyon sonuçlarını gerçekleştirebilecek olan yönetim sisteminden bahsedilmektedir.

İnovasyonun doğasında fonksiyonlararası bir özellik vardır. Bu özellik, ar-ge yönetiminden oldukça farklıdır. Ar-ge yönetiminde sadece belirli ve tanımlı bir bölüm-grup içerisinde benzer nitelikteki ar-ge faaliyetlerinin hayata geçiren yüksek profilli insanların bir arada çalışmaları gerekir. Oysaki, inovasyon yönetimi dediğimiz zaman, sadece ar-ge bölümünün çok harika teknolojiler ile mükemmel sonuçlar üretmesi yetmez, pazarlama ve satış ekibinin de bu çözümleri-sonuçları hedef kitlelerine mükemmel bir şekilde sunması ve geri bildirim alarak, kuruluşun bütünsel sonuçlarını en iyilemesi gerekir. Ayrıca, yenilikçi projenin (ürün-hizmet-süreç-iş modeli) fonksiyondaki her birim ile iletişimde ve işbirliğinde olması gerekmektedir. Bu işbirliği; ar-ge, pazarlama, satış, üretim, müşteri ilişkileri, insan kaynakları v.b bir çok bölümü koordineli biçimde çalışmaya sürükler. Mükemmel çözümler, harika satış performansı da gösteriyor olsa bile, eğer üretim yönetiminde bu çözümleri müşterinizin istediği zaman ve miktarda üretmeyi beceremiyor iseniz, yarattığınız yeni Pazar, hemen rakipleriniz tarafından doldurulacaktır. Bütünsel yönetim fonksiyonlarınızda en iyi sonucu almanız için kültürünüzün ve çalışanlarınız da uyumlanması ve aynı istikamette hedeflerinize uygun bir performans sergilemesi gerekecektir. Hepinizin bildiği gibi, bir kuruluşta mükemmel bir perormansta yönetimden bahsedebilmek için, iş hedefleri ve stratejilerine uygun şekilde kaynakların organize edilmesi gerekmektedir. Yeni fırsatların deneyimlenmesi için, bir inovasyon yönetimi sistemi zorunludur.

İnovasyon yönetimi süreci; bütün yönetim sistemlerinde olduğu gibi; potansiyel gelişme fırsatlarını tanımlayabilmek için mevcut yapının ve uygulamaların değerlendirilmesi ile başlamaktadır. Mevcut durumun değerlendirilmesini takiben, kuruluşun iş hedefleri ve stratejileri ile uyumlu bir inovasyon stratejisi, vizyonu ve planı oluşturulur.  Sonrasında, kuruluş tarafından inovasyonun doğru anlaşılıp hayata geçirilmesi için iletişim dahil olmak üzere bütün mekanizmalar, altyapılar kurulur. İnovasyon kültürünün beslenip büyümesi için; personelin yetkinliklerini geliştirecek eğitim ve yetiştirmeler ile işlerini kolaylaştıracak sistemler, yazılımlar kurulur ve güçlendirilir. İnovasyon programları oluşturulur ve ilerlemeler izlenerek değerlendirilir. Değerlendirme sonuçlarına göre süreçte iyileştirmeler yapılarak hedefler güncellenir.

HLS yapısında bahsedilen şekilde, diğer yönetim sistemleri ile entegre olabilecek ISO-50501 İnovasyon yönetim sistemi standartı maddelerinin  içeriği hazırlanmıştır.

 

1.5         İnovasyon yönetimi alanında mühendisler için yeni bir meslek

İnovasyon yönetimi sistemi standartının yayınlanması ile bir çok alanda potansiyel gelişme fırsatları olacak ve mühendisler için yeni bir kariyer alanı ile yeni bir ekonomik gelir imkanı yaratılacaktır. Bölüm 1.1 de standartizasyonun ekonomiye etkisi başlığı altında değerlendirdiğimiz bütün iş alanlarında ve sektörde bu standartın yayınlanması ile, sektörel bir ivme kazanacaktır. Yeni inovasyon danışmanları, eğitmenleri, denetçileri, baş denetçileri, denetim firmaları v.b gibi sektörde bir büyüme olacaktır. Kuruluşların içerisinde inovasyon bölümleri açılacak, bu bölümlerin yöneticileri, mühendisleri, uzmanları, tekniklerleri olacaktır. Üniversiteler’ de hocalarımız bu standart için ders açacaklardır.

Bütün bu yeni iş olanaklarına ilaveten, bu standartın içeriği ile birlikte hayatımıza girecek diğer yenilikçi işlerde aşağıda özetlenmiştir.

  • İnovasyon stratejisi hazırlama: Bu sektör, teknoloji trendlerini analiz edecek ve bu alanda öngörüler de yapabilecek uzman kişiler veya şirketlerin işbirliği ile gerçekleştirebilecek önemli bir sektör olacaktır. Patent firmaları, bölgesel veya ülkesel analiz yaparak ilgili alandaki durumu açıklığa kavuşturacaktır.
  • İnovasyon fırsat ve riskleri analiz ve değerlendirme: Bütün yönetim sistemleri artık risk analiz ve değerlendirme sistemini şart koşmaktadır. Devlet kamu yönetiminde de mali risk analizi ve değerlendirmesi yapılması şartını kanun ile düzenlemiştir. Bu standart ile ilave olarak odaklanacak yeni konu inovasyon fırsatlarıdır. Bu alanda metod ve teknikler, danışmanlar, eğitmenler, yazlımlar v.b bir sürü yeni konu hayatımıza girecektir.
  • İnovasyon kültürü, yetkinlikleri analizi, ölçümü, değerlendirilmesi, geliştirilmesi: İnovasyonu diğer bütün yönetim sistemlerinden ayıran en önemli konulardan biri olan kültür ve yetkinlikler konusu öne çıkacaktır. Kişilerin mevcut yetkinliklerini ölçüp değerlendiren testler, yazılımlar, psikologlar, uzmanlar v.b yanında kuruluşun kültürünü tanımlama, şekillendirme alanında yepyeni bir konu hayatımıza girecektir.
  • Fikri haklar yönetimi ve (knowledge) birikim yönetimi: Bu konularda patent vekilleri ile ender olarak yönetilen fikri haklar için, kuruluşlarda bölümler olacak, bu konuda uzman kişiler bu bölümlerde çalışacaklardır. Birikim olarak ifade ettiğimiz knowledge konusuda önemli değişik ve yeni bir alandır. Maddi olmayan en önemli varlıklardan olan birikim, entellektüel sermaye v.b konular öne çıkacak ve kuruluşlar bunun için yazılım, test, uzman, platform, eğitmen, metod arayışına gireceklerdir.
  • Fikir yönetimi ve inovasyon projeleri yönetimi : Bu alanda diğer sistemlerde, öneri değerlendirme v.b gibi konular mevcut olmak ile birlikte çok sayıda inovasyon fikrinin izlenmesi, katılımcı-yetkili kişilerce değerlendirilerek, inovasyon portfolyosunun oluşturularak, hem kuruluş içi hem de dışı değişik bölüm ve kişilerden oluşan projenin yönetilmesi önemli hale gelecektir. Bu alan ile ilgili yazılımlar, metodlar, platformlar gündemimize gelecektir.
  • İnovasyon yönetim sistemi değerleme (Innovation Management Assesment) : Bu alan çok özel uzmanlık ve deneyim gerektiren bir alandır. Bu alanda yazılımlar, platformlar, focus gruplar v.b çok sayıda ürün-hizmet inovasyon sistemimizin bir parçası olacaktır.

2. SONUÇ

Ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak şekilde, yenilikçi ürün, hizmet, süreç, iş modellerinin değer yaratarak çoğalması için inovasyon yönetiminde başarılı olmak gerekmektedir. Bu başarı için ise, uluslararası kabul görmüş, üzerinde uzlaşılmış, ekonomik fayda sağlamak üzere bütün ilgili tarafların yardımı ve işbirliğiyle hazırlanan, inovasyon yönetimi standartına uygun çalışan kuruluşların çoğalması önemlidir.

Standartın yazım çalışmaları sürecinde ülkemizin temsil edilmesi çok önemli bir avantajdır. Bu avantajı, ülkesel ekonomik faydaya dönüştürmek için; standartın yaygınlastırılması ve uygulamaya alınmasında; kamu, üniversite, STK’lar ve kar amaçlı bütün kuruluşların öncü olması gereklidir.  Akademik dünya’da standartın müfredatta yer almasinin sağlanmasi gelecek nesiller için faydalı olacaktır. Böylece, yeni nesiller mezun olmadan önce inovasyon kavram ve süreçlerini öğrenmiş olacaklar ve hem kişisel hedeflerinde hem de iş yaşamındaki kurumsal hedeflere ulaşmada  onemli roller alabileceklerdir. Ayrıca, TUBITAK, KOSGEB, TTGV, Sanayi Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Ajansları’nın v.b hibe-destek-finansman sağlayan kurumların inovasyon ve ar-ge hibeleri ile yenilikçi projeleri desteklemelerinde, bu standartı referans olarak kullanmaları çok önemlidir. Böylece; standart yaygınlaşacak ve kuruluşların uluslararası pazara sunacakları yenilikçi ürün-hizmetler ve yenilikçi iş modelleri-süreçler ile fark yaratmaları sağlanacaktır.

Bütün bunların yanında, inovasyon yönetimi sistemi standartı, gençler için yepyeni bir meslek, iş alanı, uzmanlaşacakları bir sektör yaratmaktadır.

 

KAYNAKLAR

IMProve Academy. (2016). IMProve Academy. Retrieved Temmuz 2, 2016, From Https://Www.IMProve-Innovation.Eu/About/Our-Story/

ISO/TC 279/ WG2. (2017). Innovation Management System – Fundementals and Vocabulary. ANFOR.

ISO-TC 279 WG1. (2017, 5 23). ISO-50501 Innovation Management Systems – Requirements. ISO-TC 279 WG1.

OECD and EUROSTAT. (2002). OSLO Manuel. OECD.

Rogers, E. (1995). Diffusion of Innovations. New York: Free Press.

 

Leave a comment