Navigate / search

İnovatif Fikirler Nerden Gelir? – Fikir Mentörlüğü – Yenilik Katalizörü

Fikir nedir? Bu sorunun yanıtını ‘Eldeki eski unsurların yeni bir bileşimi’ [1] olarak veren Young’dan bu yana daha anlamlı bir şey söyleyen çıkmadı. Bu tanım bence kişiyi özgür kılmakta. Sıradan insanların da yeni fikirler üretebileceğini söylemektedir. Ben yinede ‘Fikir öyle bir şeydir ki, biri söylediğinde nasıl olup da sizin bunu düşünmediğinize şaşırıdığınız şeydir’ demek istiyorum.Yeni fikirler ilerlemenin tekeridir. Fikir yoksunuğu, durgunluğun hakimiyetine neden olur. Kim olursanız olun, başarınızın anahtarı yeni fikirler üretme becerinizdir. Yani sorunları çözecek fikirler, insanlara yardımcı olacak fikirler, kalıcı-kurtarıcı-yaratıcı fikirler, herşeyi daha iyi-daha ucuz-daha yararlı hale getirecek fikirler, aydınlatıcı-geliştirici-etkileyici-esinlendirici-zenginleştirici fikirler üretmenizde…

Krizler, fikir üretmek için bulunmaz fırsatlardır. Hepiniz çince, kriz ve fırsat kelimelerinin aynı  şekilde yazıldığını biliyorsunuzdur. 1929 krizi, Türkiye’de DOLMUŞ fikrinin ortaya çıkmasına neden olmuştur. Halit, kriz nedeniyle bazen birkaç gün siftah yapmadan beklemek zorunda kalıyordu. Sürekli müşterisi olan iş adamı da artık taksiye binemeyeceğini söyleyince, Halit aynı yöne giden dört müşteriye ücreti paylaştırmayı önerdi. Bu önerinin kabul edilmesiyle, Nişantaşı-Eminönü dolmuş seferleri başlamış oldu. Krizle doğan bir iş modelini ise, Simit Sarayı yarattı. Simit Sarayı 2001 krizinin fırsat sembol firmalarından biriydi. İşe giden insanların simitçiler önünde kuyruk oluşturduklarını fark ederek, bu iş modelini hayata geçirdi.[2]

Müşterilerimin söylediklerine çok önem veririm. Bir gün bir müşterim bana ‘Siz fikir ekiyor ve bizi yüreklendirerek yönlendiriyorsunuz. Diğer danışmanlardan en büyük farkınız bu’ demişti. ‘Bizi belli bir methodolojiyi kullanmaya zorlamıyor, ben bilirim yapmıyor, havalarda dolaşmıyorsunuz.’ Bir başka müşterime de; ‘Neden danışmanlık almadınız?’ diye sorduğumda, ‘Hiç kimse kaderimizi ellerine teslim edebileceğimiz kadar bilge değildir.’ dedi. Bu iki cümle, uzun uzun beynimde dolandı durdu. Ben liderlik etmiyordum, yönetmiyordum. Yenileştiriyordum, rehberlik ediyordum. Kendilerine olan inançlarını pekiştiriyordum.  Haklıydı. Ben sadece bir mentör, katalizördüm. Fikir eken bir mentör. Yenilik katalizörü…

Bu yazımda size ‘yenilikçi fikirler nerden gelir?’ konusunu anlatacağım. Bu alanda çok sayıda çalıştay ve eğitim yaptım. Bu çalıştay ve eğitimlerde bizzat kullandığım ve işe yarayan teknikleri de ayrıca kitabımda detaylı olarak paylaşacağım.  Yenilikçi fikirler nereden gelir? İşte bu önemli soruyu hemen hemen her eğitimimde soruyor ve aşağıdaki tavsiyelerde bulunuyorum.

  1. Beni izle (Sosyal medya hesaplarımda ve web sitemde, ilgilendiğim yeni teknolojiler hakkında beğendiğim makale, video, haber v.b paylaşıyorum.)
  2. Sektörü ve Teknolojiyi  İzle (Fuarlar ve Trendleri İzle, hangi trend sitelerini izlediğimi sonradan detaylı olarak listeleyeceğim)
  3. Bilimsel gelişmeleri izle (benim takip ettiğim sitelere örnekler: ted.com, www.tedx.com, http://fitweb.me/best/teknoloji/, www.youtube.com http://www.asknature.org/, http://www.livescience.com/, http://www.bilim.org/
  4. Rakip Analizi yap
  5. Müşteri şikayetleri ÇOOOOK Önemli
  6. Müşterinizi DİNLEYİN….. (Dinlemek çok önemli, sadece satış yapmak için müşterinizi ziyaret etmeyin, arada bir hal hatır sormak ve nasılsın demek için ve kahvesini içmek için de uğrayın. İşte bu sohbetlerde gerçekten dinleyin onları)
  7. Fikir Yönetim sistemi kurun (Hem çalışanlarınızın hem de dış çevrenizin, bugün hayata geçiremeseniz bile, emin olun ki inanılmaz güzel fikirleri var)
  8. Açık inovasyona inanın
  9. İş süreçlerinizi en iyiler ile kıyaslayın
  10. Kendi yaratıcılığınıza güvenin

Fikir yönetimi için artık web tabanlı özel yazılımlar mevcut. Size hem ithal hem de yerli 2 çözüm örneği vereceğim. Her ikisini de denedim. Türkiye’de kullanan  müşterilerinden referans alabilirsiniz. Bu iki kuruluş ile de ticari hiçbir bağım yok. Ancak sizlerin inovasyon yolculuğunuzda hızlı ilerlemesi için bu çözümleirn isimlerini vereceğim. Bunlardan biri ithal www.qmarket.com  dur. Diğeri; yerli çözüm www.innocentrum.com dur, Her geçen gün  bir yeni çözüm daha pazara giriyor. Bir çok kuruluş da kendi yazılımını kendi geliştirmekte. Benim bu konudaki duruşum; eğer temel işiniz yazılım geliştirme değil ise, hazır yazılımları kullanmanızdır. Hem de yerli yazılım.

Bu fikir yönetim yazılımları; fikrin, kişi tarafından sisteme girilmesinden başlayarak, oylanması, değerlendirmelerin alınması, uzman değerlendirmecilere yönlendirilmesi, uzman analizi, karar vericilere yönlendirilmesi ve karar aşamasına kadar bütün süreç bu yazılımlar üzerinden yönlendirilebilmektedir. Böylece, her fikir kayıt altına alınmaktadır. Bugün teknolojik veya sosyolojik veya finansal olarak hayata geçiremediğiniz bir çok değerli fikir, böylece kaybolmamakta ve arada sırada dönün bir daha bakın diye orda durmaktadır. Ben bu yazılımlar ile oluşturduğunuz mecraya FİKİR OKYANUSU diyorum. Bu fikirleri değerlendirdikten sonra, FIRSATLAR HAVUZUNUZA alabilirsiniz.. Bu fırsatlar havuzu sizin inovasyon proje portfolyonuzu oluşturur.

Bir başka önemli konu ise, ‘medici etkisi’ yaratmaktır. Disiplerin, kültürlerin keşişme noktasına bir kere girdiniz miydi, var olan konseptleri birleştirerek, birçok olağan üstü ve yeni konsept elde edebilirsiniz. On beşinci yüzyıl İtalya’sındaki yaratıcılık patlamasının etkisi Medici’nin yarattığı etkidir. Medici, Floransa’lı bankacı bir ailedir. Bu aile sayesinde; Floransa heykeltraşlar ve mimarlar için cennet konumuna gelmiştir. Floransa’da buluşurlar, birbirlerinden bir şeyler öğrenirler ve disiplinler ve kültürler arasındaki duvarları yıkarlardı. Nitekim, el birliğiyle yeni fikirlere dayalı yepyeni bir dünyayı da böyle yarattılar. Bizler bunu Rönasans olarak biliyoruz. Rönesans sonunda, Floransa bir yaratıcılık patlamasına sahne oldu ve tarihin en inovasyon dolu çağlarından birini yaşadı.[3]

Bu alanda; bir çok kuruluşta danışmanlık, çalıştay ve eğitimlerimde önerdiğim ilave fikirlerimi sizlerle aşağıda paylaşıyorum.

  • ‘Ne öğrendim günleri’ yapın: Hepimiz başarılarımızı paylaşmayı severiz. Gururla, ben şunu yaptım da başarılı oldum diye uzun uzun anlatmaya bayılırız.. Oysaki inovasyon kültüründe, hatalar en önemli öğretmendir. Önemli olan bugün elde ettiğiniz sonuç değil, yaptığınız hatadan ne öğrendiğinizdir. Üstelik hepimiz hata yaparız ve hatalarımızı tekrarlamadığımız zaman bir sonraki aşamaya geçebiliriz. Tekrarlıyor ise, bilgisayar oyunlarında olduğu gibi seviye atlayamayız. Kurum kültüründe hatalar rahatlıkla ifade edilebiliyor ve bunun için ceseratlendiriliyor ise, inovasyondan bahsedebiliriz. Bu konuda sürekli EDİSON un lafı örnek gösterilir. ‘Ampülü yapamamanın 1999 yolunu öğrendim’ demiştir. Ancak, kimse hatasını itiraf etmek istemez. Ben aksine, ayda bir gün, hatalarından öğrendiklerini paylaşan çalışanlarınıza yemek ısmarlayın diyorum. Onları kuvvetli bir şekilde harika bir etkinlikle sahneye alın. Cesur insanlar onlar…
  • ‘Biomimicary haftaları‘ yapın: Doğadan öğrenmek, artık herkesin bildiği çok kullanışlı bir yöntemdir. Bu sebeple ben de her hafta doğadan bir canlının özelliklerini anlatan bir köşeniz olsun diyorum. Bu canlı, kuş olabileceği gibi, ağaç, balık, böcek de olabilir. Şu sıralarda askeri alanda yük taşıma robotlarının böcekler ve karafatmaların bacaklarından esinlenerek geliştirildiğini bilerek söylüyorum bu öneriyi. TV de saniyede kendi boylarının 15 katı kadar hızlı koşmalarının sebebinin bulunarak, bu robotların tasarımına eklendiğini izledim. Bu köşeye posterler, fotograflarla o canlının özelliklerini anlatın, o canlının nerelerde bulunduğunu, doğadaki etkisi-faydasını özetleyin. Bir boş panoya da bir soru sorun diyorum. Karıncaların iletişim yöntemlerini araştırın. Baykuşların nasıl sessiz uçabildiklerini keşfedin. Nilüfer çiçeklerinin yaprakları neden su tutmaz bilin. Bu canlının hangi özelliği bizim hangi sorunumuzu çözer? Bakın bakalım ne cevaplar geliyor? Yılın 52 haftasını dolduracak kadar canlının var olduğunu bilerek malzemesiz kalmayacağınızı garanti ediyorum. Üstelik, bu canlıları araştırma ve malzemeleri sunma görevini de doğa gönüllerinden bir ekip kurarak onlara verin lütfen diyorum. Bu alanda benim çok sevdiğim web sitesi ise www.asknature.org   Arada bir girin ziyaret edin lütfen….
  • Varsayım yıkma duvarı : Hepimizin davranışlarını önemli şekilde etkileyen ve bizleri yenilikçi fikirlerden ve yeni hayatlardan alıkoyan şeylerin varsayımlarımız olduğunu düşünüyorum. Varsayımlarımızı ters yüz ettiğimiz zaman, algımızın değiştiğine ve sorunlarımı çözebildiğime bizzat şahit olduğum için varsayımlara savaş açtım. Bunun için işletmelere; hem işçiler için, hem de beyaz yaka çalışanlar için 3 bölümlü bir duvar ayırmalarını öneriyorum. İlk bölüme, isteyen herkes işle ilgili bir varsayımı yazabilsin. Sorunu yaratan ve sonucun oluşmasına sebebiyet veren varayımdan bahsediyorum. Örnek : Restorantların menüleri olur. İkinci bölüme ise bu varsayımın ters yüz edilmiş hallerini yazın diyorum. Örnek : Restorantların menüleri olmaz. Üçüncü bölüm ise, bu ters yüz edilmiş hallerini nasıl anlamlı kılacağınıza ilişkin önerilerinizi kayıt edebilin diyorum. Örnek: şef o gün her müşteriye et-balık-sebze olarak neler satın aldığını açıklıyor ve Müşteri bu malzemeler ile ne yemek istediğini şefin önerileri ile birlikte söylüyor ve şef de mutfağa gidip müşteriye özel yemek hazırlıyor. Daha çarpıcı bir örnek olarak; restorantlar yemek karşılığında para alırlar varsayımını ters yüz edelim. Restorantlar yemek karşılığında para istemezler. Yemek karşılığında para istemeyen bir retorant nasıl olur? İnsanların bir araya gelip laflayacakları, çalışacakları bir mekan yaratın, bu mekanda müşteriler ne yediklerine göre değil de o mekanda ne kadar zaman geçirdiklerine göre para ödesinler. Özellikle, boğaz manzaralı mekanlarda çok pahalı balık yiyeceğime, manzara ve işgal parası öderim ve balıklardan ve harika mezelerden de dilediğim kadar yerim diye düşünüyorum. Eskiden bütün kaza yapan araç kullanıcılarının sigorta şirketlerini dolandırcağı varsayımı ile kasko hizmeti işkenceye dönüşürdü. Şimdi öyle mi ya, anlaşmalı servise gidiyor yaptırıp çıkıyorsunuz. Cebinizden hiç para çıkmıyor. Sadece varsayımı değiştirerek, süreç inovasyonu işte bu…Varsayımları yıkma duvarında yer alan katılımcılara her yıl harika ödüller verin lütfen….
  • Değer şebekeleri panelleri: Değer şebekleri nedir? Sizin müşterinize veya hedef kitlenize sunduğunuz ürün-hizmet-çözümün arz zinciridir. Tedarikçileriniz, bayiniz, son tükeciniz, ürünlerinizi depolayan ambar, satış sonrası servis teşkilatınız gibi ürününüze değer katan kuruluşları ağırlayarak onlara yaşadıkları sorunları neden anlattırmıyorsunuz diye soruyorum. Bu yapılandırılmış paneller ile sizleri rakiplerinizden öteye taşıyacak farklıları keşfetme, yenilikler için ihtiyacınız olan fikirleri bulma yolunda çok büyük değer katacaktır. Her ay bu panellerden en az bir tane gerçekleştirin lütfen…Bakın neler öğreneceksiniz. İnovasyon fırsatları problemlerin içerisinde gizlenmiştir.
  • Konfor alanlarınızı yıkın : Bu konuda en sevilmeyen önerim budur. Her 6 ayda bir çalışanlarınızın ofis yerleşimini değiştirin. Hatta biraz daha ileri gidip, kitabımın önceki bölümlerde detaylı anlattığım ROTOKRASİ uygulayın. Sonra bir bakın bakalım. Yerler, bölümler değiştiğinde kafalar nasıl değişiyor.

Sizin de önerilerinizi bekliyorum.

Müjgan ÇETİN

 

Kaynakça;

[1] James Webb Young, A Technique for Producing IDEAS, Thinking Ltd-London, 2011

[2] Şafak Altun, Büyük Olma Muhteşem Ol – Başarılı İnovasyon Taktikleri, Elma Yayınları-İstanbul, 2011

[3]  Frans Johansson, Yaratıcılık ve İnovasyon – Medici etkisi yaratmak, Medicat Yayınları-İstanbul, 2013

Ülkemizin İnovasyon Karnesinin Çin, ABD, AB ve İsviçre Bağlamında Değerlendirilmesi

Öncelikle, makro yaklaşım ile dünyaya bir bakıp, inovasyon alanında başarılı ülkeler neyi farklı yapıyorlar ki biz de ülkemiz için örnek alalım istiyorum. İnovayson alanında ilk MBA programını açan Yeditepe Üniversitesi ‘knowledge and Innovation’ programında 2010-2014 yılları arasında verdiğim temel inovasyon dersinde, yüksek lisans öğrencilerim ara sınav yerine 2007 den bu yana yayınlayan ‘Global Innovation Index(GII)’ [1] isimli bir rapordan, küresel inovasyon indeksini incelerler ve bu indeksten seçtikleri bir ülke ile Türkiye’yi karşılaştırarak, ne yapmalıyız diye önerilerini sunarlardı.  Bu sebeple, ilk olarak bu indeks ile inovasyon karnemize bakalım istiyorum.

GII oluşumu, Cornell Universitesi, INSEAD, ve Dünya Fikri Haklar  Örgütü (The World Intellectual Property Organization (WIPO)) ile Birleşemiş Milletler tarafından 2007 yılından bu yana ülkelerin inovasyon karnelerini yayınlıyor. 2016 yılından itibaren bu raporun kamu kurumların değerlendirmelerinde de referans alındığını gördüm. Artık ülke olarak ölçülebilir bir hedefimiz var.  Raporda yer alan 127 ülke ile kendimizi kriter bazında karşılaştırabiliyoruz.   Öncelikle Türkiye’ nin genel performansını değerlendirelim istiyorum. 2007 yılında 45 inci sırada yer alırken, aradan geçen yıllar boyunca 74 üncü sıralara inmiş ve 2017 de yeniden 43 üncü sıraya çıkmış durumda. Her yıl yayınlanan raporlarda kullanılan verilerin, bir yıl önceki yılın resmi rakamlarının sonuçları olduğunu unutmayın lütfen. Okuduğunuz rakamlar kaçıncı olduğunu gösteriyor ve rakam büyüdükçe Türkiye’nin performansı düşüyor diye anlayın. Türkiye 2007 yılında başladığı yere geri dönmüş görünüyor. On sene kaybetmiş bir ülkenin vatandaşı olarak bu grafik içimi acıtıyor.

Şimdi kriterler bazında ve Global İnnovasyon Endeksi’ninde 2011 den bu yana sürekli birinciliğini koruyan İsviçre ile Türkiye skorlarını detay bazda karşılatıralım. 2017 raporunda Romanya, Yunanistan ve Rusya ile 42-45 arasında yer alıyor. Bu ülkeleri görmüş bir kişi olarak, içimin yanması artıyor.

GII-2017 raporundaki değerlendirmelere,  hangi kriterler dikkatte alınıyor sorusunu cevaplayarak devam edelim. GII değerlendirmesi GİRDİ ve ÇIKTI olarak 2 ana başlıktaki eşit ağırlıklı kriterler ile yapılıyor. GİRDİ başlığında 5 Alt başlık var. GII indeksi hesaplanırken 30 adet ulusal, uluslararası veri kaynağı yanında, her yıl yenilenen danışman komitesi tarafından hazırlanan 5 anket sonuçları kapsanıyor. Bu kriterlerin alt kriterleri ve açıklamaları için referans da veridiğim web sitesini incelemenizi önererek, ilerlemek istiyorum.

Aşağıdaki tabloda bu başlıklar altındaki  2011 den bu yana sürekli birinciliğini koruyan İsviçre ile Türkiye skorlarını ve puanını göreceksiniz. (Sıralamada az iyi, puanda çok iyi anlamına geliyor.)

  İsviçre (2017) Türkiye (Yıllar)
Kriterler 2017 Sırası 2017 Puanı 2017 Sırası 2017 Puanı
TOPLAM 1 67,7 43 38,9
GİRDİLER 3 69,6 68 42,3
  Kurumsal Göstergeler 8 89,5 95 50.6 
  İnsan Sermayesi ve Araştırma 7 63,3 43 38,1
  Altyapı 6 65,1 68 45,7
  Pazar karmaşıklığı 7 67,5 57 47,8
  İş karmaşıklığı 3 62,6 75 29,3
ÇIKTILAR 1 65,8 36 35,5
  Bilgi-birikim ve teknoloji çıktıları 1 69,1 46 27,6
  Yaratıcı çıktılar 3 62,5 31 43,4

Bu ana kriterler altında bu puanı almamıza neden olan, alt kriter karşılaştırmalarını sosyal medya hesaplarımda ve web sitelerimde[2] detaylı olarak değerlendirdim.  Detay kriterler bazında detay değerlendirme tablosunu da yeniden verdim. Siz de lütfen detaylı inceleyin.

Burada sadece bütün alt kriterler bazındaki sonuçları değerlendirerek, bir özet değerlendirme yapmak istiyorum.

  • Kamusal ve ekonomik alanda köklü yapısal değişikliklere ihtiyacımız var.
  • Üniversiteye kayıt olma kriterinde çok iyiyiz. Ancak üniversitelerimiz daha fazla uluslararası öğrenci çekebilmeli
  • Orta eğitimde PISA sonuçlarını, devletin harcamalarını ve öğretmen sayısını arttırmalıyız. Bu konuda çok şey söylendiği için ilave söylenecek ne kaldı bilmiyorum.
  • Bilgi ve iletişim teknoloji alt başlığında e-devlet uygulamalarında iyi olsak bile, kullanım ve erişim de epey yol kaydetmemiz gerekiyor.
  • Genel altyapı ve ekolojik sürdürülebilirlik kriterleri için de yapılacak çok şey var.
  • İç pazar kriterinde Türkiye oldukça iyi iken, kredilere erişim ve yatırım ortamında mevcut girişimcileri korumak ile yeni girişimcileri geliştirmek adına epey yenilikçi çalışma yapması gerekiyor.
  • Özel sektörün ar-ge harcamalarında ve patent ofislerinin yaygınlığı kriterlerinde epey iyi durumdayız. İnovasyona gönül veren bu öncü kuruluşları kutlamak gerek.
  • İşbirliği kültürü, üniversite-sanayi işbirliği ve bilgi yoğun insan gücünün yetiştirilmesi, istihdamı ve kadınların iyi pozisyonlarda iş dünyasında varlığında daha gidecek yolumuz var.
  • İşçi verimliliğinde Türkiye harika görünüyor, patent başvurularında idare eder, ancak bilginin değere ve kazanca dönüşmesi alanında çok yolumuz var.
  • Tasarımlarımızı tescilleyerek çok iyi koruyoruz. Bütün yaratıcı tasarımcıları kutlarım. Bu alanda bir numarayız.
  • Ticari marka başvurularında da çok iyiyiz. Yedinci sıradayız.
  • Yaratıcı endüstrilerin ihracatında ve alan adlarında, wikipedia ve youtube a veri besleme alanında çok yolumuz var.

Sosyal medya hesaplarıma katkıda bulunun takipçilerimin katkı ve yorumlarlarını da aşağıda özetliyorum.

  • Teknolojik genç girişimciler devlet destek ve teşviklerine daha kolay ulaşmalı ve bu genç girişimcilere daha mezun olmadan iş imkanları yaratılmalı
  • Üniversite-Özel sektör iş birliğinin gelişitirilmesine yönelik politikalar geliştirilmeli
  • ‘Hayallere yatıracak paramız da , vaktimiz yok’ anlayışından, ” siz inanıyorsanız bizce mümkün.” Anlayışına geçmek gerekli
  • Kuluçka merkezleri yenilikçi genç girişimcilere, şirket yönetimi hizmeti de sunabilmeli
  • Güçlü yenilik için, öncelikle özgür ve güçlü bir iş/düşünce ortamı olmalı.
  • Sadece Teknoparklar, Ar-Ge merkezleri kurarak ne yazık ki inovatif bir ülke olamıyoruz. Eğitimden doğaya saygıya, yenilik sürecinin tüm bileşenlerine hak ettiği ölçüde önem verip, üzerine eğilmemiz gerekiyor.

Sizlerinde söyleyecek sözü varsa, iletişim bilgilerimden katkınızı gönderebilirsiniz.

  İsviçre (2017) Türkiye (Yıllar)
Kriterler 2017 Sırası 2017 Puanı 2017 Sırası 2017 Puanı
TOPLAM 1 67,7 43 38,9
GİRDİLER 3 69,6 68 42,3
  Kurumsal Göstergeler 8 89,5 95 50.6 
       Politik çevre 3 94.7  95 40.5 
Politikal kararlılık ve teror olmaması 3 95.6 117 32.9
Hükümetlerin etkisi 2 93,8 57 48,1
         Düzenleyici çevre 8 93,9 97 50,5
Düzenlemelerin kalitesi 10 87 58 50,6
Kanunlar 6 96,9 62 37,7
Kıdem tazminatı 33 95,8 116 56,9
         İş çevresi 33 79,8 95 60,9
Şirket kurma kolaylğı 58 88,4 65 87
Problemleri çözme kolaylığı 42 62,6 106 35
Vergi ödeme kolaylığı 17 88,5 92 60,8
  İnsan Kaynakları ve Araştırma 7 63,3 43 38,1
        Eğitim 28 58,6 72 45,5
Eğitim harcamaları 46 46,5 59 43,1
Orta eğitimde devlet harcamaları 23 31,3 84 14,5
Okul yaşam beklentisi 30 70,8 24 73,1
PISA score-matematik, bilim ve okuduğunu anlama değeri 13 79 49 41,2
Orta eğitimde öğrenci/öğretmen oranı 17 92,6 81 61,2
        Üniversite Eğitimi 12 55,9 48 39,8
Üniversite eğitimine kayıt 45 49,9 8 75,6
Bilim ve mühendislik mezunları 45 42,1 50 39,6
Üniversite eğitimine dış ülkelerden gelen öğrenci -hareketlilik 9 89,2 84 4,5
        AR-GE 6 75,4 38 29
Araştırıcılar 17 54,2 46 13,9
GERD (Ar-ge harcamaları/GSYIH) 7 68,9 37 23,1
Küresel AR_GE firmlarının ortalama harcaması 3 94,3 29 51,2
QS üniversite sıralamasında ilk 3 üniversite 3 84,4 41 28
  Altyapı 6 65,1 68 45,7
  ICT (BIT) – Bilgi ve İletişim teknolojileri 30 73,5 67 56,7
ICT ye erişim 9 89,5 69 62
ICT kullanımı 2 86,7 67 41,8
Hükümetlerin online hizmetleri (kamu kurumları ve ilk-öğretim web siteleri) 64 60,1 64 60,1
e-devlet uygulamaları 70 57,6 59 62,7
        Genel altyapı 18 51,7 76 34,6
Elektirik üretimi 19 28,6 58 12
Lojistik performansı (Ticari lojistik profilleri) 11 89 33 62,9
Yerel  Sermayenin GSYIH oranı 55 44,5 101 31,8
        Ekolojik sürüdürülebilirlik 2 70,1 59 45,7
Enerji kullanımının GSYIH oranı 4 65,7 37 40,6
Çevresel performans 16 86,9 87 67,7
ISO-14001 ÇYS sertifikası 15 45,4 51 12,1
  Pazar karmaşıklığı 7 67,5 57 47,8
        Krediler 9 64,7 89 27,2
Kredilere erişim kolaylığı 55 60 72 50
Özel sektöre yerel kredi imkanları 6 69,3 36 31,5
Mikrofinans sağlayan kurumları sağladığı finansın GSYIH ya oranı 76 0
       Yatırım ortamı 14 63,5 72 38,5
Başlıca yatırımcıların korunma kolaylığı 89 50 22 70
Halka açık şirketler Pazar değeri 3 96,8 55 11,2
Girişim sermayesi fırsatları 10 57,2 73 2,6
       Ticaret, rekabetçilik ve Pazar Ölçüsü 23 74,4 14 77,9
Uygulanan ithalat vergi oranları 1 100 70 81,4
Yerel rekabetçilik yoğunluğu 38 73,2 11 81,3
İç Pazar büyüklüğü (satınalma gücü) 37 62,1 17 74,4
  İş karmaşıklığı 3 62,6 75 29,3
Bilgi yoğun hizmetlerde istihdam 3 93,2 72 35,2
Firmaların çalışanlara verdiği eğitimler 54 33
özel sektörün toplam ar-ge harcamalarının GSYIH ya oranı 6 56 34 13,7
özel sektörün kendi finanase ettiği ar-ge harcamalarının GSYIH ya oranı 12 77,9 19 65,2
İleri seviyede-makamda çalışan Kadınlar 28 52,6 70 23,4
        İnovasyon bağlantıları 4 57 96 21,2
Üniversite-sanayi ar-ge işbirliği 1 80 60 41,1
Kümelenmeni gelişmesi 13 68,9 54 47
Yurtdışı hibelerin Toplam Ar-ge harcamasına oranı 43 20,3 85 1,8
Stratejik işbirliği/yabancı şirket ortaklıkları 10 40,7 79 3,9
En az 2 ofisi olan patent bürosu varlığı 1 100 35 5,8
       Bilgi-birikim yayılımı 5 56,3 65 32,7
Fikri haklar ödemeleri 4 90,6 72 9
Yüksek teknoloji ithalatının toplam ithalat içerisindeki payı 63 25,5 39 35,5
ICT hizmet ithalatı 4 66,3 121 1,4
Yabancı yatırımların net girişi 25 61 85 50,1
İş dünyasındaki araştırma personeli 30 55,1 28 55,7
 
ÇIKTILAR 1 65,8 36 35,5
  Bilgi-birikim ve teknoloji çıktıları 1 69,1 46 27,6
       Bilgi-birikim yaratma 1 85,8 33 28,8
kendi ülkesinde patent başvurusu 5 94,8 29 19,4
Uluslararası patent başvurusu 1 100 32 8,5
kendi ülkesinde faydalı model başvurusu 12 48,1
Bilimsel ve teknolojik yayınlar 3 81,5 43 24
1994-2004 arasında H indeksinde atama alan yayınlar 9 66,8 36 24,9
       Bilgi-birikim ETKİSİ 13 49,1 47 34,6
İşçi verimliliğindeki büyüme 94 35,4 43 53
Yeni firma kurulumu 40 14,6 64 6,5
Toplam yazılım harcamalarının GSYIH daki oranı 5 67,7 18 49,7
ISO-9001 KYS belgesi 13 41,4 61 8,8
OECD sınflandırmasına göre orta-yüksek teknoloji çıktısı 1 100 48 36,7
       Bilgi-birikim YAYILMASI 3 72,3 85 19,2
Fikri haklardan elde edilen kazanç 4 86,3
Yüksek teknoloji ihracatı 12 49,1 66 4,5
ICT hizmet ihracatı 21 34,4 121 0,6
Yabancı yatırımcının direk yatırımlarının GSYIH ya oranı 8 95,8 64 35,9
  Yaratıcı çıktılar 3 62,5 31 43,4
       İntengible- maddi olmayan varlıklar 5 65 6 64,7
Kendi ülkesinde ticari marka başvuruları 21 40,7 7 62,5
Kendi ülkesinde tasarım tescili başvurusu 13 54,3 1 100
ICT destekli iş modeli yaratma 2 83,3 51 63,2
ICT destekli orgüt modeli yaratma 10 76,2 73 50,8
       Yaratıcı endüstriler mal ve hizmetler 3 51,5 56 20,7
Kültürel ve yaratıcı hizmetlerin ihracatı 79 0,3
Ulusal özellikte film üretimi 7 62,4 58 9,2
Küresel eğlence ve medya pazarı 2 98,7 41 7
yayın-baskı çıktıları 58 14,9 67 11,9
yaratıcı malların ihracatı 14 59 17 52,5
       Online yaratıcılık 5 68,6 53 23,5
Toplam Alan adı sayısının/16-69 yaş nüfüsa oranı 12 60,5 36 12,2
ülke kodlu Alan adı sayısının/16-69 yaş nüfüsa oranı 1 100 64 2
Wikipedia yıllık girdi sayısının/16-69 yaş nüfüsa oranı 21 64,7 54 50,3
Youtube a yüklenen video sayısının/16-69 yaş nüfüsa oranı 16 49,2 44 29,5

GII İsviçre- Türkiye 2017 Detay Değerlendirme Tablosu

Şimdi bir kaç ülke özelinde neyi daha iyi yapıyorlar diye bakalım. Özellikle doğudan iki ülke hakkında bilgi vermek isityorum. Sebebi ise bu kitabı okuyan herkesin gelişimine tanıklık ettiği ve iki farklı ideoloji (kapitalizm ve sosyalizm) ile yönetiliyor olmalarıdır.

Hepimiz Kore’nin değişimine tanıklık etmişizdir. Samsung, LG yi tanımayan yoktur. 1961 askeri darbe geçirmiş, bu darbe aslında ülkenin dönüşümünün mimarı olmuştur. 2000’lere gelindiğinde Güney Kore’de ileri teknolojik sektörlerin ekonomideki ağırlığı ön plana çıkmıştır. Kore modelinin başarısını sağlayan stratejik hedeflerini şöyle sıralayabiliriz. [3]

  • Eğitime ağırlık vermek
  • İleri teknoloji geliştirmeye odaklanmak
  • Ulusal ar-ge sistemini bütün paydaşlara yaymak
  • Özel sektörün ar-ge çalışmalarını teşvik etmek
  • KOBİ lerin ar-ge çalışmalarını yoğun desteklemek
  • Emek yoğun sektörleri ileri teknolojilere yönlendirmek
  • Odak sektörler yaratmak
  • Ulusal patent sayısını attırmak

10 yıl önce Çin hakkında ne düşüyordunuz? 1 TL’lik ÇİN den ithal ürünlerin satıldığı dükkanlar açılmıştı.  Dünya Ekonomik Formu (WEF) Ar-ge Raporu çok önemli tespitlerde bulunuyor. [4]

  • Çin, ABD’nin ardından dünyanın en büyük 2 trilyon dolarının yaklaşık %21’ini oluşturan araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) konusundaki ikinci en büyük harcamacı.
  • Çin’in Ar-Ge harcamaları 2010 ve 2015 yılları arasında yıllık ortalama %18 oranında büyümüştür – ABD harcamalarından dört kat daha hızlıdır.
  • ABD hala Ar-Ge konusunda daha fazla harcamaya devam etse de, Çin’in hızlı büyümesi önümüzdeki beş ila 10 yıl içinde başı çekmesi anlamına geliyor.

Bu konuda bizzat ABD’nin TUBİTAK’ı diyebileceğimiz NSF (National Science Foundation) tarafından 2018 değerlendirme raporundaki tespitler düşünmeye değer. [5]

  • İnovasyon ve teknolojik gelişmelerin bir diğer kilit ölçütü de bilim ve teknoloji alanında öğrenim gören öğrenci sayısı. Çin bu alanda da ilerleme kaydediyor ve kalabalık nüfusu sayesinde şimdiden bu alanda ABD’yi geride bırakmış durumda.2000-2014 yılları arasında bilim ve mühendislik bölümlerinden mezun olan Çinli öğrenci sayısı 359 binden 1,65 milyona yükseldi. Aynı dönemde ABD’nin bu bölümlerden mezun olan öğrenci sayısı 483 binden 742 bine çıktı.
  • Çin’in yeni nesil bilimcileri ayrıca süperbilgisayar ve daha küçük jet uçakları gibi ileri teknoloji alanlarında da çalışmalar yürütüyor. Ayrıca başka bir yerde üretilmiş karmaşık parçaların birleştirilmesi gibi daha geleneksel konularda da uzmanlaşıyorlar.
  • İnovasyonun iki ana ölçütü bulunuyor: icatların sayısını gösteren patentler ve bu icatları ürünlere dönüştürmek için gerekli sermaye. Çin her iki alanda da gelişme kaydediyor olsa da halen ABD’nin gerisinde. ABD Patent ve Marka Ofisi tüm dünyadan mucitlere patent dağıtıyor. 2016’da ABD, Japonya ve AB’den gelen icatlara toplam 300 binin üzerinde patent verildi. 2000 yılında ABD’nin gelişmekte olan ülkelere verdiği patent oranı %1’in altındayken 2016’da bu oran %6’ya çıktı. Bunun önemli bir kısmını Çin (%4) ve Hindistan (%1) oluşturuyor.
  • Risk sermayesi yatırımları aracılığıyla finansal desteğe ulaşmak, inovasyonu geliştirmek için gerekli en son parça. ABD tüm dünyadaki 131 milyar Dolar’lık risk sermayesi fonunun yarısından biraz fazlasını kendisine çekmiş durumda. Ancak bu alanda da hızla yükselen Çin, ABD’nin payının her geçen yıl azalmasına sebep oluyor. Çin’de yatırımlar 2016 yılında 3 milyar Dolar’dan 34 milyar Dolar’a yükseldi. Bu da Çin’in risk sermayesi fonunda sahip olduğu hissenin yüzde 27’ye çıkmasını sağladı.

Çin’in yeni geliştirdiği kuantum iletişim ağının, kriptografide çok büyük değişiklikler gerçekleştirmesi bekleniyor. Bilgisayarlar güçlendikçe, mevcut şifreleme yöntemleri gittikçe daha az güvenilir hale geliyor. Kuantum kriptografi, bunu çözmek için anahtar teknoloji olacak. Kısıtlayıcı internet politikaları ile bilinen Çin, yeni nesil internet iletişimini geliştirmeye öncülük ediyor gibi görünüyor. Proje ağustos ayı sonuna kadar başladığında Jinan kenti, Pekin-Şangay internetini artıracak bu kuantum iletişim ağının merkezi olacak. Bu çalışma, dünyanın ilk “saldırılamaz” internet iletişim ağı haline gelecek.[6] Çin ile yarışmak için ABD de süper bilgisayarlar üzerinde çalışıyor. 2013’ten bu yana dünyanın en hızlı bilgisayarı Çin’e aitti, 2016’da Çin 2 numarayı da aldı ve geçen yıl İsviçre’de üçüncü en hızlı bilgisayar kuruldu. Ancak bu, dünyanın en hızlı süper bilgisayarının şu anda Amerika Birleşik Devletleri sınırları içinde çevrimiçi olmasıyla değişecek. [7]

Ülkelerin inovasyon karnelerini değerlendirip yayınlayan başka kuruluşlar da var. Bu kurum ve kuruluşlar içerisinde yer alan, en önemli olanlarını aşağıda sizlerle paylaşmak istiyorum.

  1. Avrupa Birliği Raporu : Bu rapor 2000 yılından itibaren Avrupa Komisyonu’nun bir girişimi olan, ‘Girişim ve Endüstri Direktörlüğü-Enterprise and Industry Directorate General ile İnovayson Politikaları Geliştirme Bölümü- Innovation Policy Development’ oluşan bir ekip tarafından yayınlanmaktadır. Bu raporlar ‘Avrupa İnovasyon Skor tahtası’ – ‘European Innovation Scoreboars’  adı ile her yıl bir önceki yılın rakamları ile değerlendirmeyi içeren kapsamlı bilgileri içermektedir.[8]

 2000 yılından bu yana göstergeler çok sayıda değişime uğramış ve 2017 yılında gelinen gösterge yapısı aşağıdaki gibi olmuştur. 2017 raporunda; göstergeler 27 adede çıkartılmıştır. Bu göstergeler;

  • ÇERÇEVE Koşullar: Bu grupta, ilk-orta-üniversite ve doktora mezunları ile yaşam boyu eğitim istatistikleri ile, eko-sistem değerlendirilmektedir.İnsan Kaynakları, Cazip araştırma sistemleri, İnovasyon çevresi alt kriterleri eklenmiştir.
  • Yatırımlar altında : Bu grupta, Ar-Ge harcamaları, risk sermayesi, girişim sermayesi, sermayeye erişim konuları ile sektör ar-ge harcamalarını, BIT harcamalarını, inovasyon harcamaları değerlendirilmektedir. Finans ve destekler ve Firma Yatırımları bu başlık altındadır.
  • İnovasyon Faaliyetleri: Teknolojik, diğer alanlardaki inövatörler ve inovatörlerin kaynak verimliliği, İnovasyon yapan KOBİ ler, işbirliği yapan KOBİ ler, kamu-özel ortaklıkları ile patent, ticari marka, tasarım tescili sayıları da bu kapsamda değerlendiriliyor.
  • Etki : Bu kriter altında orta-yüksek ile yüksek teknolojide çalışan işgücü, bilgi yoğun hizmetlerde çalışan işgücü, orta ve yüksek teknoloji ihracatı, yeni pazarlara giriş gibi konular değerlendirilmektedir.

Her sene bu rapor gelişerek yayınlanmakta ve ilgili ülkeye ait özel raporlar ile de detaylı bilgi vermektedir. 2020 hedef ve stratejileri hazırlanmadan önce bu göstergeler yeniden revize edilerek HORİZON 2020 programı başlatılmış ve hedefler bu raporun göstergelerine göre belirlenmiştir. Bu raporla ülkeler, çok düşük, düşük, orta, yüksek inovasyon gruplarına ayrılarak değerlendirilmektedir. AB’nin ortalama puanına göre gruplandırma yapılmakta ve bu ortalamadan yüksek puan alanlar, inovason liderleri olarak adlandırılmaktadır. Orta puan alanlar, inovasyon takipçileri olarak adlandırılmakta olup, düşük puan alanlar ise, ortalama innovatorler olarak adlandırılmaktadır. Çok düşük puan alanlar ise mütevazi adı altında değerlendirilmektedir. Son birkaç yıldır Çin’in AB’nin ortalama puanını yakalama konusundaki hızlı gelişimine dikkat çekilmektedir. 2017 raporunda, İnovasyon Liderleri; Danimarka, Finlandinya, Almanya, Hollanda, İsveç, İngiltere, israil ve Norveç iken, İnovasyon takipçileri; Avusturya, Belçika, Fransa, İrlanda, lüksemburg, Slovenya olarak sıralanmaktadır. Türkiye, ortalama inövatörler grubunda yer almaktadır. Ortalama inovatörler arasında, Kıbrıs, Çekoslavakya, Estonya, Yuanistan, Macaristan, İtalya, Litvanya, Malta, polonya, portekiz, İspanya ile Sırbistan bulunmaktadır. Mütevazi olarak adlandırılan grupta ise; Bulgaristan, Romanya ile Makedonya, Yogoslavya, Ukrayna yer almaktadır. İçinde yer aldığımız ülkeleri gördünüz mü bilmiyorum. Gördü iseniz, benim iç acıma eşlik ediyorsunuz demektir.

  1. OECD Bilim ve Teknoloji Sanayi Puanı : OECD ‘Science, Technology and Industry ScoreBoard-Bilim, Teknoloji ve Sanayi (BTS)’ Puan Tablosu’nun içerdiği 260’ı aşkın bilim, teknoloji, yenilik ve sanayi göstergesi, OECD ülkelerinin ve OECD üyesi olmayan başlıca ülkelerin çeşitli alanlardaki performansını göstermektedir. BTS Puan Tablosu hükümetlerin daha etkili ve verimli politikalar tasarlamasına ve istenilen hedeflere doğru ilerleme sürecini izlemelerine yardımcı olmak için hazırlanmaktadır. Aynı şekilde, OECD çok detaylı değerlendirmeleri içeren bu raporlara ilaveten, ülke değerlendirmeleri içeren ayrı raporları da yayınlamaktadırlar. En son 2015 de yayınlanmıştır. [9]
  2. Dünya Ekonomik Formu (WEF) Küresel Rekabetçilik Raporu : Bu rapor 2005 yılından bu yana ‘Global Competitiveness Report (GCI)’ adı ile yayınlanmaktadır. 2016-2017 raporunda 138 ülkenin değerlendirmesini detaylı inceleyebilirsiniz. İsviçre yine üst üste birinciliği almaktadır. Türkiye bir önceki sene 51 inci sırada iken, 2016-2017 raporunda ne yazıkki 55 inci sıraya gerilemiştir. Raporun değerlendirmesinde bu ülkeler 3 aşama olarak değerlendirilmekte, 3 aşama inovasyon bazlı ekonomiler olarak adlandırılarak 37 ülke (İsviçre, Almanya, Finlandinya, İsrail, Çin, ABD v.b) bu kategoride yer almaktadır. 2 aşama ise etkinlik bazlı ülkeler olarak adlandırılmaktadır. İkinci aşamadan üçüncü aşamaya geçiş sürecinde olan 17 ülke (Arjantin, Şili, Lübnan, Malezya, Meksika, Polonya, Slovakya, Uruguay arasında Türkiye’de bulunmaktadır. Bu indeks; 114 ölçek bazında çok sayıda uzman tarafından değerlendirilmektedir. Bu ölçekler 12 ana başlıkta gruplanmıştır. Bu başlıklar; kurumlar, altyapı, makroekeonomik çevre, sağlık ve ilk öğretim, yüksek öğretim ve yetiştirme, Malların Pazar etkinliği, İşgücü pazarı etkinliği, finansal Pazar gelişimi, teknolojik hazırlık, Pazar büyüklüğü, iş karmaşıklığı ve inovasyondur. Bu ölçekler 3 alt grup altında toplanarak değerlendirilmektedir. Bunlar; temel gerekler, etkinlik sağlayıcılar, inovasyon ve karmaşıklıklıktır. Kullanılan veriler ulusal ve uluslararası resmi kurumlardan alınmaktadır.

Ülkemin hakkettiği şekilde inovasyona dayalı kalkınmayı gerçekleştirebilmesi için, umudumu kaybetmeden  biz neden örnek ülke olmayalım diye sorarak bu bölümü bitirmek istiyorum.

[1] Web site https://www.globalinnovationindex.org/about-gii#reports

[2] Web siteleri : www.mujgancetin.istanbul  ve  www.sistemyon.com.tr

[3] Hakan Gürsu, Sahi İnovasyon Neden Bize Bu Kadar uzak, Dost Yayınları, 2018

[4] Web sitesi https://www.weforum.org/agenda/2018/02/these-charts-show-how-china-is-becoming-an-innovation-superpower/

[5] National Science Board, Science & Engineering Indicators, Overview of the State of the U.S. S&E Enterprise in a Global Context,  2018

[6] Mert Çelik, 2017, Web sitesi http://inovasyon101.com/inovasyon-cinin-yeni-kuantum-iletisim-agi-hacklenemez-olacak/

[7] Avery Thompson, web site https://www.popularmechanics.com/technology/amp21239982/the-united-states-has-the-worlds-fastest-supercomputer-again/?__twitter_impression=true

[8] Hugo Hollanders & Adriana van Cruysen, ‘Rethinking the European Innovation Scoreboard: A New Methodology for 2008-2010, EU, 2010

[9] Web sitesi http://www.oecd.org/sti/scoreboard.htm

Fikri Haklar Yönetimi ve ISO-50500 İnovasyon Yönetim Sistemi

İnovasyon yönetim sisteminde, fikri haklar yönetimi iki sebeple önemlidir. Bunların birincisi, entellektüel sermayesinin tanımlanması, geliştirilmesi, korunmasıdır.  Diğer önemli sebep ise, inovasyon yönetiminin temel altyapısı yeniliğin derecesini belirlemektir. Başka yenilikleri takip ederseniz, sizin yapacağınız yeniliğin derecesini ve etkisini planlayarak, sisteminizi kurabilirsiniz.

Fikri mülkiyet, buluşları, teknolojileri, edebi, bilimsel veya sanatsal eserlerini, sembolleri, tasarımları, metodolojileri, isimleri veya resimleri, yazılımları, verileri ve know-how’ı içerebilir. Kuruluş; marka oluşturma, farklılaştırma ve pazarda konumlandırma, müşteri sadakati, araştırma ve geliştirme, vb. gibi hedeflere ulaşmak için fikri mülkiyet haklarını  kullanabilir.

Fikir haklarının yasalarla korunması Roma hukukuna dayandırılmaktadır. Bu alanda ilk uluslararası sözleşme; 23 Mart 1883 de Paris te imzalanmıştır. Ülkemiz de bu sözleşmeyi imzalayan 136 ülke arasındadır. Standartta bu konuyu çok önemsiyoruz ve inovasyon stratejisiyle uyumlu ve destekleyici fikri mülkiyet yönetimi için dış ortaklar- işbirlikleri dahil olacak şekilde;  fikri mülkiyetin açıklığa kavuşturulması, yönetilmesine ilişkin bir yaklaşım oluşturması gerektiğini söylüyoruz. Bu sistematik yaklaşım ile;

  • kuruluşun maddi olmayan varlıklarının bir envanterini oluşturmak ;
  • hangi fikri mülkiyet (atent, telif hakları, ticari marka, açık kaynak v.b) alanlarının korunacağını, korunmayacağını, ne zaman, nasıl ve nerede korunacağını tanımlamak;
  • fikri mülkiyeti yaratmak, korumak ve kullanmak için gerekçeyi tanımlamak (değer realizasyonu, faaliyet gösterme özgürlüğü, ihlallere karşı savunmak, gizlilik, maliyet, hız v.b)
  • fikri mülkiyeti sürekli olarak izleme ve analiz etme ve potansiyel ve fiili ihlallerin nasıl yönetileceğini belirlemek;
  • fikri mülkiyetin yönetilmesi için uygun süreçlerin oluşturulması,
  • fikri mülkiyet haklarından nasıl yararlanılacağını belirlemek (lisanslama, çapraz lisanslama, satış, işbirlikçi ortaklıklar aracılığıyla v.b)
  • fikri mülkiyet ile ilgili farkındalık oluşturulması ve eğitim verilmesi.
  • fikri mülkiyet haklarına erişimin sağlanması (gizlilik sözleşmeleri veya politikaları aracılığıyla v.b)
  • İlgili ulusal mevzuatın ve uluslararası geçerlilikteki gerekliliklerin ve uyumluluk taahhütlerinin gelişimini ve farklılıklarını izlemek.

Hazırladığımız standart fikri mülki hakların korunmasına ve yönetilmesine yönelik bu şartlar ile;  sizleri bu işe ciddi yaklaşmanız gerektiği konusunda uyarmaktadır. 10 Ocak 2017 tarihi itibarıyla hayatımıza giren Sınai Mülkiyet Kanunu, pek çok yeniliği beraberinde getirmiş ve şüphesiz ki fikri haklar ekosistemine yeni bir soluk kazandırmıştır. Sınai Mülkiyet Kanunu’nun yürürlüğe girmesini takiben 29 Eylül 2017 tarihinde yayınlanarak aynı gün yürürlüğe giren “Çalışan Buluşlarına, Yükseköğretim Kurumlarında Gerçekleştirilen Buluşlara ve Kamu Destekli Projelerde Ortaya Çıkan Buluşlara Dair Yönetmelik” [1] ile çalışan buluşlarının hesaplanma ve ödenmesine ilişkin belirsizlik ortadan kalkmış, yöntem ve ilkeler asgari koşullara bağlanmıştır.

Yönetmelik, işveren tarafından buluşa ilişkin hak talebinde bulunulduğunda çalışana gerçekleştirilecek iki farklı ödemeden bahsetmektedir. Bunlardan ilki teşvik ödülüdür. İşveren, buluşa ilişkin tam hak talebinde bulunmuşsa, net asgari ücretten az olmamak üzere çalışana bir teşvik ödülü vermek durumundadır. Bir diğeri ise buluştan elde edilecek kazanç üzerinden yapılacak ödemedir. Bu tutarın tespiti için kullanılan formül ve katsayılar, çalışanın iş ve görev tanımları ile buluşa katkısını da dikkate almaktadır.  Bununla birlikte asgari ücretin net miktarının 150 bin katını aşan tutarlar üst limit olarak belirlenmiş, diğer bir deyişle işverenin buluştan elde edilen kazanç ödemesi çerçevesinde bu tutarın üstünde bir ödeme yapma zorunluluğunun olmadığı hükme bağlanmıştır.

TUBİTAK’ın son 5 yıldır, fikir sahibine ikramiye adı altında verdiği teşvik ödülü, 2017 yılında yapılan bu değişiklik ile yasallaşmış olmaktadır. Ancak, kuruluşların bu konuda epeyce bir kafası karışıktır. Fikir sahibine ödenecek bedelin belirlenmesi en problemli konudur. Bir an önce bu konuda bir şeyler yapmanız gerektiğine inanıyorum. Bu sebeple; patent vekili firmalarla ortaklaşa eğitimler düzenleyerek; ben standarttaki konuları anlatıyorum, onlar da yasayı anlatarak soruları cevaplandırıyorlar. Daha fazla bilgi için http://mujgancetin.com/egitimler/inovasyon-yonetimi bağlantısını inceleyebilir, elektronik posta ile bilgi alabilirsiniz.

Kanun ve yönetmeliğin yorumu her ne kadar yargı kararları ile şekillenecek olsa da; kuruluşların bazı temel unsurları göz önünde bulundurması ve organizasyonel altyapılarını revize etmesi gerekliliğini bir kere daha söylemek istiyorum. Türkiye’de patent şampiyonu 10 şirket arasında birinciliği ARÇELİK’in çektiğini herkes biliyordur sanırım.  Türk Patent Ofisi’ nin (TPE) [2]ve Dünya Patent Ofisi’ nib (WIPO) [3] web sitesinden istatistikleri izleyebilirsiniz.  Ben özellikle KOBİ’leri önemsiyorum. 10 adet ve üzeri patent sahibi 17 KOBİ ‘nin 2015 yılı itibari ile tablosunu vermek istiyorum.[4]

Sıra No Kuruluş adı Toplam Patent Sayısı
1 TUPRAŞ Gaz Armatürleri 71
2 CEHA Büro Mobilyaları 57
3 ÜÇGE Mağaza Ekipmanları 50
4 HİSARLAR İthalat İhracat Pazarlama 36
5 BİMED Teknik Aletler San.Tic. 30
6 ALAPALA Makina Gıda 29
7 AKTAŞ Hava Süspansiyon Sistemleri 27
8 KİRPART otomotive Parçaları 24
9 POLİN Su parkları 14
10 SAMET kalıp ve Madeni Eşya 17
11 ÖZMER Pastacılık ve İçecek ürünleri 17
12 TAMER AKÇAY ve Ortakları 13
13 AKYAPAK Makina 12
14 EKE Tekstil Konfeksiyon 11
15 COŞKUNÖZ Metal Form Makina 10
16 KUTLUSAN Tarım Ekipmanları 10

Daha çok sayıda kuruluşumuzun her yıl artarak, bu listenin Dünya sıralamasında da önemli bir yerde olmasını diliyorum.  ISO/TC 279 numaralı çalışma komiteleri olarak, yeni bir alt grup kurarak, Fikir Haklar Yönetimi alanında bir standart yazım çalışmalarına da başladık. Ancak 2018 de çalışmalarına başladığı veWIPO’nun da aktif katılımcı olmak istemesi nedeni ile 2020 den önce yayınlanmayacağını tahmin ediyorum.

[1] Web sitesi http://www.resmigazete.gov.tr/eskiler/2017/09/20170929-6.htm

[2] TPE web sitesi http://www.turkpatent.gov.tr/TURKPATENT/statistics/

[3] WIPO web sitesi http://www.wipo.int/portal/en/index.html

[4] Candeğer Muradoğlu, En İnovatif 25 KOBİ, Turkish Time, Ağustos 2015 sayısı, Sayfa 56-60

.

Ekonominin Dönüşümünde Mühendisler için Yeni Bir Meslek İNOVASYON YÖNETİMİ SİSTEMİ

GİRİŞ

İnovasyon denince; şaşırtan, farklı, teknolojik yenilik içeren ürün akla gelmektedir. Ayrıca toplumda; inovasyonun aykırı, sıradışı, yaratıcı, çılgın, hesapsız, tesadüfen, sistematik olmayan bir davranış sonucu üretildiği gibi de, bir algı da söz konusudur. Zihinlerdeki bu karışıklık, 2005 yılında yayınlanan OSLO kılavuzu ile açıklığa kavuşturulmuştur.  Bu tanımda; ‘İnovasyon, yeni veya önemli ölçüde değiştirilmiş ürün (mal veya hizmet), veya sürecin, yeni bir pazarlama yönteminin, ya da şirket içi uygulamalarda, işyeri organizasyonunda veya dış ilişkilerde yeni bir organizasyonel yöntemin uygulanmasıdır.’ (OECD and EUROSTAT, 2002) denilerek inovasyonun ürün, hizmet, süreç, organizasyon ve iş modelini de kapsayayacak şekilde geniş bir tanımı yapılmıştır.İnovasyonun en önemli özelliği transformasyon, yani dönüşüm yaratmasıdır. Transformasyonda artık geriye dönülemez. Bunun en önemli sebebi, büyük maliyet-fayda –özellik avantajı sağlanmasındadır. Ayrıca, birikimli bir yapı gösterir ve sonraki yeniliklerin kapısını açar. Ayrıca; bu farklılık ve yenilik; toplumda  yayılma gösterir. (Rogers E. , 1995)

Bu bildiride; inovasyon ‘FAYDALI ve KALICI FARKLILAŞMAK’ diye özetlenmiş,  bütünsel ihtiyaçları anlayarak ve teknolojiye-güncele uyumlanarak, bir ihtiyacı yenilikçi ve sürdürülebilir bir şekilde karşılamak olarak tanımlanmıştır.  Sürdürülebilirlik, her yapıda önemli olduğu gibi, inovasyon çalışmalarında da çok önemlidir. Sürdürülebilir bir inovasyon yönetimi sisteminden bahsedebilmek için, yapılar ile fonksiyonları arasındaki ilişkiden bahsetmek gerekir. Her yapı, bir ihtiyacı karşılar ve öteki parçalar ile ahenkli bir bütünlük içerisinde olur ise sürdürülebilir olur. İnovasyon çalışmaları da, diğer mevcut yapılar ile dengeli bir ahenk içerisinde çalışır ise sürdürülebilir olur.

Sürdürülebilir inovasyon yönetim sistemi için, Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) 2014 yılında, tüm üye ülkeler tarafından tanınan  bir standartın yazımı için çalışmaları başlatmıştır. 2018 de yayınlanarak, yürürlüğe girecek olan standart ile yeni bir mesleğin de tohumları atılmış olacaktır. Bu sebeple bu bildiride, mühendisler için oluşacak; inovasyon yöneticisi, uzmanı, denetçisi, eğitimeni, danışmanı, mühendisi, teknikeri v.b ünvanlar ile anılacak yeni iş alanı değerlendirmeye alınmıştır.

1. İNOVASYON YÖNETİMİ STANDARTI ile yeni bir meslek

Yönetişim, diğer tüm alanlarda olduğu gibi, istenilen sonucun alınabilmesi için gerekli planlama, koordinasyon, yönetim, kontrol çalışmalarının adıdır. Böylece; İnovasyon yönetimi ‘yeniliği ekonomik ve toplumsal faydaya dönüştürecek şekilde ürün, hizmet, süreç, iş modeli, pazarlama yöntemi, organizasyon modelinin elde edilebilmesi için gerekli olan planlama, koordinasyon, yönetim ve kontrol faaliyetlerinin bütünü’ olarak tanımlanır.  Bu tanımdan yola çıkarak; inovasyon yönetimi, kuruluşların hedef ve stratejilerine uygun şekilde yenilikçi fikirlerin oluşturulması ile başlayan,  yenilikçi ürün ve/veya hizmeti üreterek pazara tanıtan ve satışı gerçekleştirerek ekonomik bir fayda sağlayan; teknik, ekonomik ve sosyal süreçlerin bütünü olarak özetlenebilir.

1.1         Standardizasyonun ekonomiye etkisi

Standardizasyon, toplumun kalite ve ekonomikliği arama çalışmalarının sonucu olarak ortaya çıkan bir faaliyettir. 1947 tarihinde kurulan, 140 üye ülkeden oluşan, Uluslararası Standartlar Örgütü (ISO) küresel ekonomi geliştikçe, mal ve hizmet ticaretinde standardizasyonun önemi üzerine üyeleri tarafından tanınan standartlar hazırlamaya ve yayınlamaya başlamıştır. Yönetim sistemleri içerisinde kalite yönetim sistemi öncelik kazanmış ve ISO üye ülkeler ile bir araya gelerek, herkesin üzerinde hem fikir olabileceği ve gelişmelere göre revize edilebilecek dokümanları hazırlayarak,  Mart 1987 de yayınlamıştır. Ülkemizde Türk Standartları Enstitüsü (TSE) tarafından, ISO-9000 serisi Kalite Yönetim Sistemi standartı, 1994 yılından itibaren yayılım göstermiş ve öncelikle kamu ihalelerinde zorunlu şart olarak uygulamaya konulmuştur. Şimdi artık, kalite yönetim sistemi olmazsa olmaz şart olarak, KOBİ ler, STK lar ve Kamu Kuurluşlarında da karşımıza çıkmaktadır. Sonrasında; ISO-14001 çevre, ISO-45001 iş sağlığı ve güvenliği, ISO-27001 bilgi güvenliği, ISO-22000 gıda güvenliği, ISO-50001 enerji yönetimi, ISO-10001 müşteri memnuniyeti ve şikayeti v.b gibi yönetim sistemlerinin standartları hazırlanmış ve yayınlanarak, üye ülkelerde hayata geçmeye başlamıştır.

Yönetim sistemleri standartlarının önemi, konusunda uzman kişiler tarafından uzlaşma ile hazırlanmış olması, hayata geçirilebilecek bir model sunması ve bu modelin bağımsız denetçiler tarafından denetlenerek, müşteri veya kamu yönetimi için; yönetim modelinin uygulandığının göstergesi olabilecek belgelendirme imkanı sağlamasıdır.  Ayrıca, sürekli iyileşme kavramı ile revize edilerek sürdürülebilirlik sağlanmaktadır.

Yönetim sistemlerinin standartlar ile uluslararası şartlara bağlanmış olması; ülkemizde de yepyeni bir sektör ve iş alanı oluşmuş, bir çok mühendis; bu yönetim sistemlerine ilişkin mesleki yeterliliklerini kazanarak ilgili alanda uzman, denetçi, baş denetçi olarak yeni bir uzmanlık sektörü oluşturmuşlardır. Bu denetimleri yapabilmek için, uluslararası akredite edilmiş eğitimler ve sınavlar alınmalıdır. Başarılı olarak denetçi, başdenetçi sertifikası olan kişilerin, dünyanın her yerinde denetçi olarak çalışabilme imkanı olmaktadır. Denetim yapabilme becerisini kazandırmak için uluslararası geçerliliği olan eğitimleri gerçekleştiren kuruluşlar, bu alan da bir sektörün oluşması sağlanmıştır.

Kuruluşlarında, uzman, yönetici, mühendis v.b ünvanlar ile çalışan kişiler, bu standartlara uygun yönetim sistemini kurup, belgelendirdikten sonra kazandıkları deneyimi danışmanlık sektörüne geçerek sürdürmektedir. ‘ISO Danışmanı’ olarak anılan bu danışmanlık sektörü, son zamanlarda yönetim sistemleri standartının artması ile parelel olarak çok ciddi büyüme göstermiştir.

Ayrıca, çok sayıda yurt dışı kuruluşlu denetim firması Türkiye’de temsilcilik, şube v.b ile faaliyet göstermeye başlamışlar ve yerli kuruluşların kurulması ile de sektör daha da büyümüştür. Bu denetim firmalarını akredite eden, Türkiye Akreditasyon Kurumu (TURKAK) 4457 sayılı kanun ile 1999 yılında kurulmuştur. Sertifikasyon belgelendirme sektöründeki aktörleri akredite ederek uluslararası akreditasyon sisteminin de bir parçası olmuştur.

Bu yeni bir sektör ve uzmanlık oluşumu ile birlikte gerçekleşen ekonomik etkiler yanında, kamu mevzuatında yapılan değişiklikler ile bir çok uzman için kanun içerisinde yetkili kılınmış yeni  uzmanlıklar ortaya çıkmıştır. Bunlar; iş güvenliği uzmanı, çevre görevlisi, yetkili danışmanlık firmaları v.b görevlerdir. Kuruluşlar, bu kanunlarda tanımlı bu ünvandaki kişilerden hizmet almak zorundadırlar. Bir çok genç devletin düzenlediği A, B,C tipi uzmanlık sertifikalarını alarak iş hayatına katılmıştır. Bu uzmanlık sınavlarına hazırlayan dershaneler, hocalar v.b destek sektörler de oluşarak, bir çok kişi için ekonomik kazanç oluşmuştur.

Yönetim sistemlerinin standart haline gelmesi ile, ekonomiye kazandırdığı yeni işler, meslekler, kazançlar ile bir sektör oluşturmuştur. Bu sektör çok hızla büyümüş ve kuruluşların bu alandaki ihtiyaçlarını karşılar hale gelmiştir. Kamu, özel, STK v.b her ölçekte, büyüklükte kuruluşta bu sistemlerin uygulanıyor olması, bu sistemleri bilen, yöneten yeni nesiller ihtiyacı oluşturmuştur.

Üniversiteler de bu ihtiyaca cevap verebilmek için, bu standartları müfredatlarına almışlar, gençlere öğretir olmuşlardır. Bu sistemler alanında, yüksek lisans, doktora tezleri arttıkça, bu alanda uzman bölümler veya yüksek lisans programları açılmıştır.

ISO’ nun çalışmalar ile yönetim sistemleri uluslararası bir standarta dönüştükçe, ekonominin dönüşümüne parelel biçimde, yeni meslekler ve iş alanları ile son 20 yıl içerisinde yeni bir sektör oluşmuştur.

1.2         İnovasyon yönetimi standartı yazım çalışmalarının tarihi

İnovasyon yönetimi alanındaki küresel gelişmeler, inovasyon alanında gerçekleştirilen çalışmalarının objektif değerlendirmesi ihtiyacını ortaya çıkarmıştır. Bu ihtiyaç kamunun sağladığı inovasyon ve ar-ge alanındaki destekleri (Horizon2020, TUBİTAK, KOSGEB, Bakanlıklar v.b) objektif değerlendirmeler ile sunabilmek için gereklidir. Aynı zamanda, eko-sistemde yer alan kuruluşların (kamu-özel kuruluşlar ile üniversiteler), ülkelerin, bölgelerin de objektif değerlendirmeler yaparak, durumlarını belirlemeleri gerekmiştir. Bu sebeple; ülkeler standartlar ofisleri aracılığı ile çalışmalarını sürdürmüşler, düzenleme ve kılavuz olma anlamında kendi standartlarını yayınlamışlardır. Ülkelerin 2007 yılında başladığı çalışmalar, hızla devam etmiştir. İnovasyon, ar-ge, ürün geliştirme, fikri haklar alanlarında standartlarını hazırlayan ve yayınlayan ülkeler Portekiz, İngiltere, İrlanda, Almanya, Rusya, Fransa, Çin, Brezilya, Kolombia dır.

Avrupa Birliği, sürdürülebilir kalkınma için inovasyon çalışmalarına büyük önem vererek önemli kaynaklar ayırmıştır. 2006-2012 yıllarında 6.Çerçeve programı kapsamında IMP3rove metodolojisinin geliştirilmesine 8 Milyon Euro destek vermiştir. (IMProve Academy, 2016), Proje sonunda geliştirilen web tabanlı inovasyon yönetim sistemi değerlendirme metodu; 2013 yılı itibari ile Avrupa Standartlar Komitesi (CEN) tarafından  CEN/TS 16555 numaralı inovasyon yönetimi teknik spesifikasyonu  olarak kabul edilmiştir. Türk Standartları Ensitütüsü (TSE); 2013 Aralık ayında bu teknik spesifikasyonu ulusal standartlar içerisine dahil etmiştir. Uluslararası Standartlar örgütü (ISO) bütün ülkeler tarafından ihtiyacı hissedilen inovasyon yönetim sistemi standartı hazırlık çalışmalarını 2014 yılında, uzmanları üye ülkelerden davet ederek, standartların hazırlanma çalışmalarını başlatmıştır. 2015 yılından itibaren yılda 2 defa uluslararası uzmanların katılımı ile dünyanın değişik ülkelerinde gerçekleştirilen çalışmalara Türkiye delegesi olarak katılarak, standartın yazımına katkı sağlanmıştır. Yaklaşık 45 uluslararası uzmanın yılda 2 defa değişik ülkelerde (Brezilya, Norveç, İtalya, Çin, İspanya, Fransa, İngiltere) yapılan toplantılara bir fiil katılımı ve ISO üyesi 140 ülkenin resmi yazılı görüşleri alınarak hazırlanan bu standartlar serisi  2018 de yayınlanmaya hazır hale gelecektir. (ISO/TC 279/ WG2, 2017)  Son çalışma toplantıları, 16-20 Ekim 2017’de Paris’te ve 12-16 Mart 2018 tarihinde Londra’da yapılacaktır.

1.3         Yüksek Seviye Yapı (HLS) ve İnovasyon yönetimi sistemi standartlar serisi

ISO, birden fazla yönetim sistemi (örneğin, kalite, çevre, bilgi güvenliği) uygulayan kuruluşların daha iyi şekilde entegre yönetim sistemleri kurması ve uygulaması için Yüksek Seviye Yapı (High Level Structure-HLS) adı verilen uyulması gereken genel yapı ve karekteristikleri 2015 yılında uygulamaya almıştır. Yüksek Seviye Yapı, ISO yönetim sistemi standartlarının, standartlaştırma ve entegre edilme yoludur. Her yönetim sistemi standartı içerisinde, farklı numara ve başlıklar ile anılan aynı yapılar ve sistemlerin tek bir numara ve isimle anılarak; terminoloji, sistem kurma ve uygulama kolaylığı getirilmiştir. 2015 yılından bu yan bütün standartlar bu yapıya uygun şekilde yayınlanmaktadır. Bu yapı kısaca aşağıdaki temel başlık ve madde numaralarını içermektedir.

0. Giriş

1. Kapsam

2. Atıf Yapılan Standart ve/veya Dokümanlar

3. Terimler ve Tarifler

4. Organizasyonun Kapsamı (İçeriği)

5. Liderlik

6. Planlama

7. Destek

8. Operasyon

9. Performans Değerlendirme

10. İyileştirme

2014 den bu yana; ISO-TC 279 Working Group (WG) kodlaması ile sürdürülen inovasyon yönetim sistemi çalışmalarında, 4 çalışma grubu parelel ve koordineli olarak, bir taraftan sürdürülebilir bir inovasyon yönetim sistemi standart şartlarını hazırlar iken, diğer taraftan, bu şartlara kılavuzluk yapacak şekilde; tanımlar ve terimler, inovasyon paydaşı seçmek ve değerlendirmek için kılavuz, fikri haklar, inovasyon sistemi değerlendirmek vb gibi ek standart dokümalarını üretmişlerdir. Bu dokümanlara ilişkin çalışmalar, Ekim 2017 de sonuçlandırılacak olmak ile birlikte standart numaraları, isimleri ve içerikleri aşağıdaki gibi belirlenmiştir.

  • ISO-50501 İnovasyon Yönetim sistemi – şartlar (Innovation Management System-Requirements) : Bu standart belgelendirmeye esas teşkil edecek şekilde, yönetim sisteminde olması gereken şartları tanımlamaktadır. HLS denilen yapı içerisinde, diğer yönetim sistemi standartları ile uyumlu şekilde hazırlanmıştır. İnovasyon yönetimi sistemine özel şartlar HLS yapısındaki her bir maddede detaylı belirlenmiştir.
  • ISO-50502 İnovasyon Yönetim sistemi değerlendirme kılavuzu (Innovation Management System Assesment) : ISO-50501 standartında Madde 9-Performans değerlendirme ve Madde 10-iyileştirme bölümünde şart koşulan inovasyon yönetim sistemini değerlendirme sistemine ilişkin kılavuzdur. Bu maddeler, kuruluşların inovasyon sisteminin performansını değerlendirmesini, bu performansın diğer kuruluşlar veya sektör bazında seviyesini belirlemesini ve mevcut durum ile arasındaki boşluğu (gap) mükemmel seviyeye çıkması için kriterler bazında ne yapması gerektiğini anlamasını istiyor. Üstelik bunu düzenli olarak yapmasını talep ediyor. Ayrıca; kıyaslama (benchmarking) maddesi benzerlerine göre ölçülebilir bir kıyaslamayı şart koşuyor.  (ISO-TC 279 WG1, 2017)
  • ISO-50503 İnovasyon Yönetimi paydaşlar için araç ve metodlar kılavuzu (Innovation management — Tools and methods for innovation partnership — Guidance: ISO-50503 numaralı kılavuz ile, kuruluşların işbirliği yaparak inovasyon çalışmaları gerçekleştirme sürecine ışık tutulmakta ve inovasyon alanında ortak iş-proje v.b gerçekleştirecek kuruluşlar için ortakları belirleme, seçme,karar alma v.b süreçlerinde faydalı olacak yöntem ve araçlar verilmektedir.
  • ISO-5050* Terimler ve tanımlar kılavuzu: Bu kılavuz tüm standartlar ve destekleyici dokümanlarda kullanılan terimler için tanım getirerek, terminoloji bütünlüğü sağlamaktadır.

Çalışmaları devam eden diğer destekleyici dokümanlar; entellektüel sermaye yönetimi, inovasyon strateji yönetimi, fikri haklar yönetimine ilişkin kılavuzlardır.

1.4         İnovasyon yönetimi sistemi standartı içeriği

İnovasyon yönetim sistemi derken, inovasyon süreçlerini etkin ve sürdürülebilir bir şekilde yöneterek, hedeflenen inovasyon sonuçlarını gerçekleştirebilecek olan yönetim sisteminden bahsedilmektedir.

İnovasyonun doğasında fonksiyonlararası bir özellik vardır. Bu özellik, ar-ge yönetiminden oldukça farklıdır. Ar-ge yönetiminde sadece belirli ve tanımlı bir bölüm-grup içerisinde benzer nitelikteki ar-ge faaliyetlerinin hayata geçiren yüksek profilli insanların bir arada çalışmaları gerekir. Oysaki, inovasyon yönetimi dediğimiz zaman, sadece ar-ge bölümünün çok harika teknolojiler ile mükemmel sonuçlar üretmesi yetmez, pazarlama ve satış ekibinin de bu çözümleri-sonuçları hedef kitlelerine mükemmel bir şekilde sunması ve geri bildirim alarak, kuruluşun bütünsel sonuçlarını en iyilemesi gerekir. Ayrıca, yenilikçi projenin (ürün-hizmet-süreç-iş modeli) fonksiyondaki her birim ile iletişimde ve işbirliğinde olması gerekmektedir. Bu işbirliği; ar-ge, pazarlama, satış, üretim, müşteri ilişkileri, insan kaynakları v.b bir çok bölümü koordineli biçimde çalışmaya sürükler. Mükemmel çözümler, harika satış performansı da gösteriyor olsa bile, eğer üretim yönetiminde bu çözümleri müşterinizin istediği zaman ve miktarda üretmeyi beceremiyor iseniz, yarattığınız yeni Pazar, hemen rakipleriniz tarafından doldurulacaktır. Bütünsel yönetim fonksiyonlarınızda en iyi sonucu almanız için kültürünüzün ve çalışanlarınız da uyumlanması ve aynı istikamette hedeflerinize uygun bir performans sergilemesi gerekecektir. Hepinizin bildiği gibi, bir kuruluşta mükemmel bir perormansta yönetimden bahsedebilmek için, iş hedefleri ve stratejilerine uygun şekilde kaynakların organize edilmesi gerekmektedir. Yeni fırsatların deneyimlenmesi için, bir inovasyon yönetimi sistemi zorunludur.

İnovasyon yönetimi süreci; bütün yönetim sistemlerinde olduğu gibi; potansiyel gelişme fırsatlarını tanımlayabilmek için mevcut yapının ve uygulamaların değerlendirilmesi ile başlamaktadır. Mevcut durumun değerlendirilmesini takiben, kuruluşun iş hedefleri ve stratejileri ile uyumlu bir inovasyon stratejisi, vizyonu ve planı oluşturulur.  Sonrasında, kuruluş tarafından inovasyonun doğru anlaşılıp hayata geçirilmesi için iletişim dahil olmak üzere bütün mekanizmalar, altyapılar kurulur. İnovasyon kültürünün beslenip büyümesi için; personelin yetkinliklerini geliştirecek eğitim ve yetiştirmeler ile işlerini kolaylaştıracak sistemler, yazılımlar kurulur ve güçlendirilir. İnovasyon programları oluşturulur ve ilerlemeler izlenerek değerlendirilir. Değerlendirme sonuçlarına göre süreçte iyileştirmeler yapılarak hedefler güncellenir.

HLS yapısında bahsedilen şekilde, diğer yönetim sistemleri ile entegre olabilecek ISO-50501 İnovasyon yönetim sistemi standartı maddelerinin  içeriği hazırlanmıştır.

 

1.5         İnovasyon yönetimi alanında mühendisler için yeni bir meslek

İnovasyon yönetimi sistemi standartının yayınlanması ile bir çok alanda potansiyel gelişme fırsatları olacak ve mühendisler için yeni bir kariyer alanı ile yeni bir ekonomik gelir imkanı yaratılacaktır. Bölüm 1.1 de standartizasyonun ekonomiye etkisi başlığı altında değerlendirdiğimiz bütün iş alanlarında ve sektörde bu standartın yayınlanması ile, sektörel bir ivme kazanacaktır. Yeni inovasyon danışmanları, eğitmenleri, denetçileri, baş denetçileri, denetim firmaları v.b gibi sektörde bir büyüme olacaktır. Kuruluşların içerisinde inovasyon bölümleri açılacak, bu bölümlerin yöneticileri, mühendisleri, uzmanları, tekniklerleri olacaktır. Üniversiteler’ de hocalarımız bu standart için ders açacaklardır.

Bütün bu yeni iş olanaklarına ilaveten, bu standartın içeriği ile birlikte hayatımıza girecek diğer yenilikçi işlerde aşağıda özetlenmiştir.

  • İnovasyon stratejisi hazırlama: Bu sektör, teknoloji trendlerini analiz edecek ve bu alanda öngörüler de yapabilecek uzman kişiler veya şirketlerin işbirliği ile gerçekleştirebilecek önemli bir sektör olacaktır. Patent firmaları, bölgesel veya ülkesel analiz yaparak ilgili alandaki durumu açıklığa kavuşturacaktır.
  • İnovasyon fırsat ve riskleri analiz ve değerlendirme: Bütün yönetim sistemleri artık risk analiz ve değerlendirme sistemini şart koşmaktadır. Devlet kamu yönetiminde de mali risk analizi ve değerlendirmesi yapılması şartını kanun ile düzenlemiştir. Bu standart ile ilave olarak odaklanacak yeni konu inovasyon fırsatlarıdır. Bu alanda metod ve teknikler, danışmanlar, eğitmenler, yazlımlar v.b bir sürü yeni konu hayatımıza girecektir.
  • İnovasyon kültürü, yetkinlikleri analizi, ölçümü, değerlendirilmesi, geliştirilmesi: İnovasyonu diğer bütün yönetim sistemlerinden ayıran en önemli konulardan biri olan kültür ve yetkinlikler konusu öne çıkacaktır. Kişilerin mevcut yetkinliklerini ölçüp değerlendiren testler, yazılımlar, psikologlar, uzmanlar v.b yanında kuruluşun kültürünü tanımlama, şekillendirme alanında yepyeni bir konu hayatımıza girecektir.
  • Fikri haklar yönetimi ve (knowledge) birikim yönetimi: Bu konularda patent vekilleri ile ender olarak yönetilen fikri haklar için, kuruluşlarda bölümler olacak, bu konuda uzman kişiler bu bölümlerde çalışacaklardır. Birikim olarak ifade ettiğimiz knowledge konusuda önemli değişik ve yeni bir alandır. Maddi olmayan en önemli varlıklardan olan birikim, entellektüel sermaye v.b konular öne çıkacak ve kuruluşlar bunun için yazılım, test, uzman, platform, eğitmen, metod arayışına gireceklerdir.
  • Fikir yönetimi ve inovasyon projeleri yönetimi : Bu alanda diğer sistemlerde, öneri değerlendirme v.b gibi konular mevcut olmak ile birlikte çok sayıda inovasyon fikrinin izlenmesi, katılımcı-yetkili kişilerce değerlendirilerek, inovasyon portfolyosunun oluşturularak, hem kuruluş içi hem de dışı değişik bölüm ve kişilerden oluşan projenin yönetilmesi önemli hale gelecektir. Bu alan ile ilgili yazılımlar, metodlar, platformlar gündemimize gelecektir.
  • İnovasyon yönetim sistemi değerleme (Innovation Management Assesment) : Bu alan çok özel uzmanlık ve deneyim gerektiren bir alandır. Bu alanda yazılımlar, platformlar, focus gruplar v.b çok sayıda ürün-hizmet inovasyon sistemimizin bir parçası olacaktır.

2. SONUÇ

Ülkemizin sürdürülebilir ekonomik kalkınmasına katkı sağlayacak şekilde, yenilikçi ürün, hizmet, süreç, iş modellerinin değer yaratarak çoğalması için inovasyon yönetiminde başarılı olmak gerekmektedir. Bu başarı için ise, uluslararası kabul görmüş, üzerinde uzlaşılmış, ekonomik fayda sağlamak üzere bütün ilgili tarafların yardımı ve işbirliğiyle hazırlanan, inovasyon yönetimi standartına uygun çalışan kuruluşların çoğalması önemlidir.

Standartın yazım çalışmaları sürecinde ülkemizin temsil edilmesi çok önemli bir avantajdır. Bu avantajı, ülkesel ekonomik faydaya dönüştürmek için; standartın yaygınlastırılması ve uygulamaya alınmasında; kamu, üniversite, STK’lar ve kar amaçlı bütün kuruluşların öncü olması gereklidir.  Akademik dünya’da standartın müfredatta yer almasinin sağlanmasi gelecek nesiller için faydalı olacaktır. Böylece, yeni nesiller mezun olmadan önce inovasyon kavram ve süreçlerini öğrenmiş olacaklar ve hem kişisel hedeflerinde hem de iş yaşamındaki kurumsal hedeflere ulaşmada  onemli roller alabileceklerdir. Ayrıca, TUBITAK, KOSGEB, TTGV, Sanayi Bakanlığı, Ekonomi Bakanlığı, Kalkınma Ajansları’nın v.b hibe-destek-finansman sağlayan kurumların inovasyon ve ar-ge hibeleri ile yenilikçi projeleri desteklemelerinde, bu standartı referans olarak kullanmaları çok önemlidir. Böylece; standart yaygınlaşacak ve kuruluşların uluslararası pazara sunacakları yenilikçi ürün-hizmetler ve yenilikçi iş modelleri-süreçler ile fark yaratmaları sağlanacaktır.

Bütün bunların yanında, inovasyon yönetimi sistemi standartı, gençler için yepyeni bir meslek, iş alanı, uzmanlaşacakları bir sektör yaratmaktadır.

 

KAYNAKLAR

IMProve Academy. (2016). IMProve Academy. Retrieved Temmuz 2, 2016, From Https://Www.IMProve-Innovation.Eu/About/Our-Story/

ISO/TC 279/ WG2. (2017). Innovation Management System – Fundementals and Vocabulary. ANFOR.

ISO-TC 279 WG1. (2017, 5 23). ISO-50501 Innovation Management Systems – Requirements. ISO-TC 279 WG1.

OECD and EUROSTAT. (2002). OSLO Manuel. OECD.

Rogers, E. (1995). Diffusion of Innovations. New York: Free Press.

 

Ülkemizin İnovasyon Karnesi

İnovasyon alanında ilk MBA programını açan Yeditepe Üniversitesi ‘Knowledge and Innovation’ programında 2010-2014 yılları arasında verdiğim temel inovasyon dersinde, yüksek lisans öğrencilerim, ara sınav yerine 2007 den bu yana yayınlayan ‘Global Innovation Index(GII)’ [1] isimli bir rapordan, küresel inovasyon indeksini incelerler ve bu indeksten seçtikleri bir ülke ile Türkiye’yi karşılaştırarak, ne yapmalıyız diye önerilerini sunarlardı.  Bu sebeple, ilk olarak bu indeks ile inovasyon karnemize bakalım istiyorum. Türkiye’nin genel ülke sıralamasındaki yeri 2007 de 45 iken,2013 yılında 74 e geriliyor ve 2017 yılını 43. sırada kapatıyor. Yani 10 yılda başladığımız yere ancak gelebilmişiz.

GII oluşumu, Cornell Universitesi, INSEAD, ve Dünya Fikri Haklar  Örgütü (The World Intellectual Property Organization (WIPO)) ile Birleşemiş Milletler tarafından 2007 yılından bu yana ülkelerin inovasyon karnelerini yayınlıyor. 2016 yılından itibaren bu raporun kamu kurumların değerlendirmelerinde de referans alındığını gördüm. Artık ülke olarak ölçülebilir bir hedefimiz var.  Raporda yer alan 127 ülke ile kendimizi kriter bazında karşılaştırabiliyoruz. Öncelikle Türkiye’ nin genel performansını değerlendirelim istiyorum. Her yıl yayınlanan raporlarda kullanılan verilerin, bir yıl önceki yılın resmi rakamlarının sonuçları olduğunu unutmayın lütfen. Okuduğunuz rakamlar kaçıncı olduğunu gösteriyor ve rakam büyüdükçe Türkiye’nin performansı düşüyor diye anlayın. GII-2017 raporundaki değerlendirmelere,  hangi kriterler dikkatte alınıyor sorusunu cevaplayarak devam edelim. GII değerlendirmesi GİRDİ ve ÇIKTI olarak 2 ana başlıktaki eşit ağırlıklı kriterler ile yapılıyor. GİRDİ başlığında 5 Alt başlık var.  Bu alt başlıklar ne içeriyor diye merak ediyor iseniz, verdiğim [1] linkten detaylı bakabilirsiniz. GII indeksi hesaplanırken 30 adet ulusal, uluslararası veri kaynağı yanında, her yıl yenilenen danışman komitesi tarafından hazırlanan 5 anket sonuçlarıı kapsanıyor.  Şimdi kriterler bazında ve Global İnnovasyon Endeksi’ninde 2011 den bu yana sürekli birinciliğini koruyan İsviçre ile Türkiye skorlarını detay bazda karşılatıralım. Türkiye; 2017 raporunda Romanya, Yunanistan ve Rusya ile 42-45 arasında yer alıyor. Bu ülkeleri görmüş bir kişi olarak, içim yanıyor.

Aşağıdaki tabloda bu başlıklar altındaki  2011 den bu yana sürekli birinciliğini koruyan İsviçre ile Türkiye skorlarını ve puanını göreceksiniz. (Sıralamada az iyi, puanda çok iyi anlamına geliyor.)

  İsviçre (2017) Türkiye (Yıllar)
Kriterler 2017 Sırası 2017 Puanı 2017 Sırası 2017 Puanı
TOPLAM 1 67,7 43 38,9
GİRDİLER 3 69,6 68 42,3
  Kurumsal Göstergeler 8 89,5 95 50.6 
  İnsan Sermayesi ve Araştırma 7 63,3 43 38,1
  Altyapı 6 65,1 68 45,7
  Pazar karmaşıklığı 7 67,5 57 47,8
  İş karmaşıklığı 3 62,6 75 29,3
ÇIKTILAR 1 65,8 36 35,5
  Bilgi-birikim ve teknoloji çıktıları 1 69,1 46 27,6
  Yaratıcı çıktılar 3 62,5 31 43,4

Bu ana kriterler altında bu puanı almamıza neden olan, alt kriter karşılaştırmalarını sosyal medya hesaplarımda ve web sitelerimde[2] detaylı olarak değerlendirdim. Burada sadece bütün alt kriterler bazındaki sonuçları değerlendirerek, bir özet yapmak istiyorum.

  • Kamusal ve ekonomik alanda köklü yapısal değişikliklere ihtiyacımız var.
  • Üniversiteye kayıt olma kriterinde çok iyiyiz. Ancak üniversitelerimiz daha fazla uluslararası öğrenci çekebilmeli
  • Orta eğitimde PISA sonuçlarını, devletin harcamalarını ve öğretmen sayısını arttırmalıyız. Bu konuda çok şey söylendiği için ilave söylenecek ne kaldı bilmiyorum.
  • Bilgi ve iletişim teknoloji alt başlığında e-devlet uygulamalarında iyi olsak bile, kullanım ve erişim de epey yol kaydetmemiz gerekiyor.
  • Genel altyapı ve ekolojik sürdürülebilirlik kriterleri için de yapılacak çok şey var.
  • İç pazar kriterinde Türkiye oldukça iyi iken, kredilere erişim ve yatırım ortamında mevcut girişimcileri korumak ile yeni girişimcileri geliştirmek adına epey yenilikçi çalışma yapması gerekiyor.
  • Özel sektörün ar-ge harcamalarında ve patent ofislerinin yaygınlığı kriterlerinde epey iyi durumdayız. İnovasyona gönül veren bu öncü kuruluşları kutlamak gerek.
  • İşbirliği kültürü, üniversite-sanayi işbirliği ve bilgi yoğun insan gücünün yetiştirilmesi, istihdamı ve kadınların iyi pozisyonlarda iş dünyasında varlığında daha gidecek yolumuz var.
  • İşçi verimliliğinde Türkiye harika görünüyor, patent başvurularında idare eder, ancak bilginin değere ve kazanca dönüşmesi alanında çok yolumuz var.
  • Tasarımlarımızı tescilleyerek çok iyi koruyoruz. Bütün yaratıcı tasarımcıları kutlarım. Bu alanda bir numarayız.
  • Ticari marka başvurularında da çok iyiyiz. Yedinci sıradayız.
  • Yaratıcı endüstrilerin ihracatında ve alan adlarında, wikipedia ve youtube a veri besleme alanında çok yolumuz var.

Sosyal medya hesaplarıma katkıda bulunun takipçilerimin katkı ve yorumlarlarını da aşağıda özetliyorum.

  • Teknolojik genç girişimciler devlet destek ve teşviklerine daha kolay ulaşmalı ve bu genç girişimcilere daha mezun olmadan iş imkanları yaratılmalı
  • Üniversite-Özel sektör iş birliğinin gelişitirilmesine yönelik politikalar geliştirilmeli
  • ‘Hayallere yatıracak paramız da , vaktimiz yok’ anlayışından, ” siz inanıyorsanız bizce mümkün.” Anlayışına geçmek gerekli
  • Kuluçka merkezleri yenilikçi genç girişimcilere, şirket yönetimi hizmeti de sunabilmeli
  • Güçlü yenilik için, öncelikle özgür ve güçlü bir iş/düşünce ortamı olmalı.
  • Sadece Teknoparklar, Ar-Ge merkezleri kurarak ne yazık ki inovatif bir ülke olamıyoruz. Eğitimden doğaya saygıya, yenilik sürecinin tüm bileşenlerine hak ettiği ölçüde önem verip, üzerine eğilmemiz gerekiyor.

Sizlerinde söyleyecek sözü varsa, iletişim bilgilerimden katkınızı gönderebilirsiniz.

Şimdi bir kaç ülke özelinde neyi daha iyi yapıyorlar diye bakalım. Özellikle doğudan iki ülke hakkında bilgi vermek isityorum. Sadece bu 2 ülkeyi seçmemin sebebi ise, bu  makaleyi okuyan herkesin gelişimine tanıklık ettiği ve iki farklı ideoloji (kapitalizm ve sosyalizm) ile yönetiliyor olmalarıdır.

Hepimiz Kore’nin değişimine tanıklık etmişizdir. Samsung, LG yi tanımayan yoktur. 1961 askeri darbe geçirmiş, bu darbe aslında ülkenin dönüşümünün mimarı olmuştur. 2000’lere gelindiğinde Güney Kore’de ileri teknolojik sektörlerin ekonomideki ağırlığı ön plana çıkmıştır. Kore modelinin başarısını sağlayan stratejik hedeflerini şöyle sıralayabiliriz. [3]

  • Eğitime ağırlık vermek
  • İleri teknoloji geliştirmeye odaklanmak
  • Ulusal ar-ge sistemini bütün paydaşlara yaymak
  • Özel sektörün ar-ge çalışmalarını teşvik etmek
  • KOBİ lerin ar-ge çalışmalarını yoğun desteklemek
  • Emek yoğun sektörleri ileri teknolojilere yönlendirmek
  • Odak sektörler yaratmak
  • Ulusal patent sayısını attırmak

10 yıl önce Çin hakkında ne düşüyordunuz? 1 TL’lik ÇİN den ithal ürünlerin satıldığı dükkanlar açılmıştı.  Dünya Ekonomik Formu (WEF) Ar-ge Raporu Çin hakkında çok önemli tespitlerde bulunuyor. [4]

  • Çin, ABD’nin ardından dünyanın en büyük 2 trilyon dolarının yaklaşık %21’ini oluşturan araştırma ve geliştirme (Ar-Ge) konusundaki ikinci en büyük harcamacı.
  • Çin’in Ar-Ge harcamaları 2010 ve 2015 yılları arasında yıllık ortalama %18 oranında büyümüştür – ABD harcamalarından dört kat daha hızlıdır.
  • ABD hala Ar-Ge konusunda daha fazla harcamaya devam etse de, Çin’in hızlı büyümesi önümüzdeki beş ila 10 yıl içinde başı çekmesi anlamına geliyor.

Ülkelerin inovasyon karnelerini değerlendirip yayınlayan başka kuruluşlar da var. Bu kurum ve kuruluşlar içerisinde yer alan, en önemli olanlarını aşağıda sizlerle paylaşmak istiyorum.

  1. Avrupa Birliği Raporu : Bu rapor 2000 yılından itibaren Avrupa Komisyonu’nun bir girişimi olan, ‘Girişim ve Endüstri Direktörlüğü-Enterprise and Industry Directorate General ile İnovayson Politikaları Geliştirme Bölümü- Innovation Policy Development’ oluşan bir ekip tarafından yayınlanmaktadır. Bu raporlar ‘Avrupa İnovasyon Skor tahtası’ – ‘European Innovation Scoreboars’  adı ile her yıl bir önceki yılın rakamları ile değerlendirmeyi içeren kapsamlı bilgileri içermektedir.[5] 2000 yılından bu yana göstergeler çok sayıda değişime uğramış ve 2017 yılında gelinen gösterge yapısı aşağıdaki gibi olmuştur. 2017 raporunda; göstergeler 27 adede çıkartılmıştır. Bu göstergeler;
  • ÇERÇEVE Koşullar: Bu grupta, ilk-orta-üniversite ve doktora mezunları ile yaşam boyu eğitim istatistikleri ile, eko-sistem değerlendirilmektedir.İnsan Kaynakları, Cazip araştırma sistemleri, İnovasyon çevresi alt kriterleri eklenmiştir.
  • Yatırımlar altında : Bu grupta, Ar-Ge harcamaları, risk sermayesi, girişim sermayesi, sermayeye erişim konuları ile sektör ar-ge harcamalarını, BIT harcamalarını, inovasyon harcamaları değerlendirilmektedir. Finans ve destekler ve Firma Yatırımları bu başlık altındadır.
  • İnovasyon Faaliyetleri: Teknolojik, diğer alanlardaki inövatörler ve inovatörlerin kaynak verimliliği, İnovasyon yapan KOBİ ler, işbirliği yapan KOBİ ler, kamu-özel ortaklıkları ile patent, ticari marka, tasarım tescili sayıları da bu kapsamda değerlendiriliyor.
  • Etki : Bu kriter altında orta-yüksek ile yüksek teknolojide çalışan işgücü, bilgi yoğun hizmetlerde çalışan işgücü, orta ve yüksek teknoloji ihracatı, yeni pazarlara giriş gibi konular değerlendirilmektedir.

Her sene bu rapor gelişerek yayınlanmakta ve ilgili ülkeye ait özel raporlar ile de detaylı bilgi vermektedir. 2020 hedef ve stratejileri hazırlanmadan önce bu göstergeler yeniden revize edilerek HORİZON 2020 programı başlatılmış ve hedefler bu raporun göstergelerine göre belirlenmiştir. Bu raporla ülkeler, çok düşük, düşük, orta, yüksek inovasyon gruplarına ayrılarak değerlendirilmektedir. AB’nin ortalama puanına göre gruplandırma yapılmakta ve bu ortalamadan yüksek puan alanlar, inovason liderleri olarak adlandırılmaktadır. Orta puan alanlar, inovasyon takipçileri olarak adlandırılmakta olup, düşük puan alanlar ise, ortalama innovatorler olarak adlandırılmaktadır. Çok düşük puan alanlar ise mütevazi adı altında değerlendirilmektedir. Son birkaç yıldır Çin’in AB’nin ortalama puanını yakalama konusundaki hızlı gelişimine dikkat çekilmektedir. 2017 raporunda, İnovasyon Liderleri; Danimarka, Finlandinya, Almanya, Hollanda, İsveç, İngiltere, israil ve Norveç iken, İnovasyon takipçileri; Avusturya, Belçika, Fransa, İrlanda, lüksemburg, Slovenya olarak sıralanmaktadır. Türkiye, ortalama inövatörler grubunda yer almaktadır. Ortalama inovatörler arasında, Kıbrıs, Çekoslavakya, Estonya, Yuanistan, Macaristan, İtalya, Litvanya, Malta, polonya, portekiz, İspanya ile Sırbistan bulunmaktadır. Mütevazi olarak adlandırılan grupta ise; Bulgaristan, Romanya ile Makedonya, Yogoslavya, Ukrayna yer almaktadır. İçinde yer aldığımız ülkeleri gördünüz mü bilmiyorum. Gördü iseniz, benim iç acıma eşlik ediyorsunuz demektir.

  1. OECD Bilim ve Teknoloji Sanayi Puanı : OECD ‘Science, Technology and Industry ScoreBoard-Bilim, Teknoloji ve Sanayi (BTS)’ Puan Tablosu’nun içerdiği 260’ı aşkın bilim, teknoloji, yenilik ve sanayi göstergesi, OECD ülkelerinin ve OECD üyesi olmayan başlıca ülkelerin çeşitli alanlardaki performansını göstermektedir. BTS Puan Tablosu hükümetlerin daha etkili ve verimli politikalar tasarlamasına ve istenilen hedeflere doğru ilerleme sürecini izlemelerine yardımcı olmak için hazırlanmaktadır. Aynı şekilde, OECD çok detaylı değerlendirmeleri içeren bu raporlara ilaveten, ülke değerlendirmeleri içeren ayrı raporları da yayınlamaktadırlar. En son 2015 de yayınlanmıştır. [6]
  2. Dünya Ekonomik Formu (WEF) Küresel Rekabetçilik Raporu : Bu rapor 2005 yılından bu yana ‘Global Competitiveness Report (GCI)’ adı ile yayınlanmaktadır. 2016-2017 raporunda 138 ülkenin değerlendirmesini detaylı inceleyebilirsiniz. İsviçre yine üst üste birinciliği almaktadır. Türkiye bir önceki sene 51 inci sırada iken, 2016-2017 raporunda ne yazıkki 55 inci sıraya gerilemiştir. Raporun değerlendirmesinde bu ülkeler 3 aşama olarak değerlendirilmekte, 3 aşama inovasyon bazlı ekonomiler olarak adlandırılarak 37 ülke (İsviçre, Almanya, Finlandinya, İsrail, Çin, ABD v.b) bu kategoride yer almaktadır. 2 aşama ise etkinlik bazlı ülkeler olarak adlandırılmaktadır. İkinci aşamadan üçüncü aşamaya geçiş sürecinde olan 17 ülke (Arjantin, Şili, Lübnan, Malezya, Meksika, Polonya, Slovakya, Uruguay arasında Türkiye’de bulunmaktadır. Bu indeks; 114 ölçek bazında çok sayıda uzman tarafından değerlendirilmektedir. Bu ölçekler 12 ana başlıkta gruplanmıştır. Bu başlıklar; kurumlar, altyapı, makroekeonomik çevre, sağlık ve ilk öğretim, yüksek öğretim ve yetiştirme, Malların Pazar etkinliği, İşgücü pazarı etkinliği, finansal Pazar gelişimi, teknolojik hazırlık, Pazar büyüklüğü, iş karmaşıklığı ve inovasyondur. Bu ölçekler 3 alt grup altında toplanarak değerlendirilmektedir. Bunlar; temel gerekler, etkinlik sağlayıcılar, inovasyon ve karmaşıklıklıktır. Kullanılan veriler ulusal ve uluslararası resmi kurumlardan alınmaktadır.

Ülkemin hakkettiği şekilde inovasyona dayalı kalkınmayı gerçekleştirebilmesi için, umudumu kaybetmeden  biz neden örnek ülke olmayalım diye sormak istiyorum.

[1] Web site https://www.globalinnovationindex.org/about-gii#reports

[2] Web siteleri : www.mujgancetin.istanbul  ve  www.sistemyon.com.tr

[3] Hakan Gürsu, Sahi İnovasyon Neden Bize Bu Kadar uzak, Dost Yayınları, 2018

[4] Web sitesi https://www.weforum.org/agenda/2018/02/these-charts-show-how-china-is-becoming-an-innovation-superpower/

[5] Hugo Hollanders & Adriana van Cruysen, ‘Rethinking the European Innovation Scoreboard: A New Methodology for 2008-2010, EU, 2010

[6] Web sitesi http://www.oecd.org/sti/scoreboard.htm

İnovasyon Kültürü Oluşturmak Yetmez, Ülkemiz için Sektörel, Yapısal, Bölgesel İnovasyon Kültür Ölçeği Geliştirmeliyiz !

“Dünyada 52 ülkenin inovasyon alanında iddialı uzmanları ile yaptığım uzun çalışmalar sonucunda kendime soruyorum: İnovasyon kültürü oluşturmak yeterlli mi?”

2015 yılından bu yana, içerisinde olmaktan gurur duyduğum, ISO TC-279 çalışma grubu arkadaşlarım ile, ISO-50500 İnovasyon yönetim sistemi standartlar serisinin yayınlanma aşamasına geldik. 135  ülke standartlar ofisinin yasal oylarını almak için oylamaya sunduk. Ben de, bu yıl yayınlamayı planladığım, ‘İnovasyon Yönetimi Sistemi’ ile ilgili kitabımı sonuçlandırmaya hız verdim. Kitap yayınlanmadan önce, standartlar ile dünya kamuoyuna duyuracağımız önemli konuları makaleler halinde, hem kendi (www.mujgancetin.com ) web sitemde hem de diğer mecralarda yayınlamak istiyorum. İlk olarak inovasyon kültürü konusundan bahsetmek istedim. Çünkü çok önemsiyorum ve  bu konuda standartlarda önemli şartlar yazıyoruz.

Öncelikle kültür tanımını yaparak, konuya girmek istiyorum. Akademik çevrede yapılan kültür tanımları yerine ben, Türk Dil Kurumu (TDK) tanımını verip, örgüt kültürü ve inovasyon kültürü kavramlarına geçmek istiyorum.

‘Bir toplumun tarihsel süreç içinde ürettiği ve kuşaktan kuşağa aktardığı her türlü maddi ve manevi özelliklerin bütününe kültür denir. Kültür, bir toplumun kimliğini oluşturur, onu diğer toplumlardan farklı kılar. Kültür, toplumun yaşayış ve düşünüş tarzıdır.’

Şimdi de; bir cümle ile örgüt kültürünü tanımlayayım. Farklı bir çok tanıma, akademik çevrede bu terim için de rastlıyoruz. Bu konuda hazırlanmış kitaplar, tezler, makalelerden seçtiğim beğendiğim bir tanımı vererek esas konumuza geçeceğim.

‘Örgütsel kültür, örgüt üyelerinin paylaştığı duygular, normlar,etkileşimler, etkinlikler, beklentiler, varsayımlar, inançlar, tutumlar ve değerlerden oluşmaktadır. Örgütsel kültür çalışma yaşamında güçlü bir değer mekanizmasıdır.’ [1]

Bir örgüt kültüründen bahsetmek istiyor isek, o topluluk içerisinde yer alan her bir birey için, kullandığınız kelime aynı anlam’ı ifade etmeli ve beyinlerde ve kalplerde aynı simgeyi oluşturmalıdır. Beyin ve kalp kelimelerinin altını çizdiğimi lütfen atlamayın. Tabi simge kelimesinin de.. Bu konunun önemini ‘aşk’ kelimesi ile izah etmeye çalışacağım. Hepimiz aşkı nasıl yaşarsak öyle anlamlandırıyoruz. Platonik, tutkulu, acılı, haz dolu, heyecanlı, şefkatli, güvenli v.b. Lütfen küçük bir anket yapın çevrenizde. ‘Aşk nedir, tanımlar mısın?’ diye bir sorun. Çok ilginç cevaplar alacağınıza bahse girerim. Aynı soruyu ‘Kalite’ kelimesi için de sorabilirsiniz.

Rekabetin temel koşulu, ‘Daha İYİ-HIZLI-KALİTELİ-FARKLI-DEĞERLİ’ olmaktır. Bu kadar ‘daha’yı  kimse tek başına gerçekleştiremez. Bu sebeple, inovasyon sadece liderin-bir kişinin görevi ve başarabileceği bir şey değildir. Tek başına başarılamaz. Yenilik, verimlilik, etkinlik amaçlarının o örgüt içerisinde herkes tarafından aynı şekilde anlamlandırılıp, idrak edilerek, uygulanması gereklidir. Bu cümlede kullandığım anlamlandırma ve idrak etme kelimelerini özellikle yeniden vurgulamak istiyorum.

Anlamlandırmak kelimesini yukarıda beyinde-düşüncelerde ve kalplerde-duygularda simgelemek olduğunu vurgulamıştım. Ayrıca bilmek ve idrak etmek kelimelerinin arasındaki farkı da önemsiyorum. İdrak etmeyi; bilmenin, anlamanın ötesinde hazmetme, farkına varma ve gerçekle yüzleşme olarak kullanıyorum. Bir kelimeyi herkes aynı şekilde anlamlandırır ve idrak eder ise, aynı şekilde de eyleme dökebilir. Tabi eylemin süreçlerini, örgütlerde tanımlamamız inovasyonun sürdürülebilir başarısı için gerekli oluyor. Böylece anlam, idrak ve uygulama bütünlüğü sağlanabilir.

Kelimeler herşeydir. Bir lisanda o kelime yoksa, o kelime ile ilgili bir anlam, düşünce, duygu, eylem de yok demektir. ‘Dilimiz ve kelimeler aracılığı ile insan doğasını meydana getiren fikirler, düşünceler, duygular ve eylemler görünürlük kazanır. Kelimeler dünyaları inşaa eder. Sözcükler, inşaa ettiklerimizi bir araya getirip daha büyük evrimleşme ve sıçramalara yol açar.[2]

Bir toplumun dili, o toplumun kültürünün en temel öğesidir. Bu sebeple, ABD’den veya Avrupa’dan tercüme edilmiş kültür testleri yerine, kendi kültürümüzü ölçmek ve değerlendirmemiz gereklidir. Bu konuda ülkemizde araştırma ve geliştirme yapılması için ilgili kamu kurumlarına, psikoloji hocalarına ve uzmanlarına, hatta derneklerine sayısız defalar yazılı ve sözlü önerilerimi sundum. Bu fırsat ile büyük harflerle yeniden ifade etmek istiyorum. ÖRGÜT KÜLTÜRÜ ve İNOVASYON KÜLTÜRÜ üzerine ülkemizde SEKTÖREL, YAPISAL, BÖLGESEL araştırmalar yapılmalı ve ölçekler oluşturulmalıdır.

Sektörel farklılık olduğunu iddia ediyorum. Teksil sektörünün kültürü ile, makina-parça imalat, finans, medya, kimya, bilişim v.b sektörlerinin  kültürlerinin çok farklı olduğunu deneyimliyorum. Bu sektörlerin kendilerine özgü terminolojileri, kelimeleri, anlamları, yaşam biçimleri, duruşları var diye ısrarcıyım.

Yapısal farklılar olduğunu iddia ediyorum. Mikro işletme, KOBİ ve Büyük İşletmelerin kültürleri farklıdır diyorum. Bir örgütün ölçeği kültürünü etkiler ve değiştirir diye ısrar ediyorum.

Bölgesel farklılar olduğunu iddia ediyorum. Marmara bölgesi ile Güney Doğu, Doğu, Akdeniz, Ege, Orta Anadolu’da ki işletmeleri ve kuruluşları çok defa ziyaret etme, eğitim verme ve birlikte çalışma onurunu taşıyorum. Her bir bölgede, kalpleri açan anahtar kelimelerin nasıl farklı olduğunu bizzat deneyimliyorum. ‘Wow’, ‘Abooo’ , ‘Oooo’ kelimelerini düşünün. Bu sebeple bölgesel kültür ölçeğinin geliştirilmesi  ve ölçülmesi konusunda da ısrarımı sürdürüyorum.

Ülkemin psikologları, sosyologları, dil bilimcileri, antroplogları, kültür bilimcileri ülkeme özgü, sektöre özgü, yapıya özgü, bölgeye özgü kültür ölçeği geliştirmelidir.

ISO TC-279 çalışma gruplarında 2015 yılında ilk çalışmaya başladığımızda, önce tanımlar ve terimler üzerinde uzlaştık. Sadece bu konu ile ilgili bir standart yazdık. İşte bu ‘ISO-50500 Innovation Management Terms and Definitions’ standartında inovasyon kültürünü şöyle tanımladık. ‘Kuruluştaki sosyal ve psikolojik beklentiler, gelenekler, yazılı ve yazılı olmayan kuralları içerir. Kuruluş içerisinde veya dışında çalışma ve kendini ifade etme şeklidir. Açık fikirli olmak, çeşitlilik (din, ırk, millet, okul, cinsiyet v.b), işbirliği, değişime isteklilik,karar alma aşamasında kullanılan varsayımlar ve başarısızlıktan sonra öğrenme davranışlarını kapsar. Her organizasyonun kendi kişiliğidir. Zamanla değişir olmakla birlikte, değiştirmesinde zorlanılır. Ancak kuruluşun lideri tarafından kararlı bir yaklaşıma ihtiyaç duyar. İnovasyon yetkinliğinin bir parçasıdır ve inovasyon performansını bire bir etkiler’.[3]

Sonuç olarak aşağıda kendi özet tanımımı vererek; inovasyona dayalı özgün kalkınma modeli oluşturabilmemiz için ‘Ülkem için sektörel, yapısal, bölgesel inovasyon kültür ölçeği geliştirmelidir’ diyorum.

‘İnovasyon kültürü; İnovasyonu destekleyen, değer yaratan yeni çözümleri belirlemek ve sunmak için gerekli yaratıcılık ve eylemlerin bir arada yaşanmasını sağlayan çalışma ortamıdır.’

[1] Callahan & Fleenor, C.P., Managing Human Relations, Columbus Merriz Company, 1988

[2] Steven Pinker, Düşüncenin Maddesi, İnsanın Doğasına Açılan Pencere Olarak Dil, Alfa Yayınları, 2016

[3] ISO/TC 279/ WG2, Innovation Management System – Fundementals and Vocabulary, 2018

Ay-Pİ Özel Röportaj

Ankara Patent’in düzenli olarak yayınladığı Ay-Pi Dergisi özel röportajımı okuyabilirsiniz.

Ay-Pi Ocak-Haziran 2018 sayısında sayfa 58-63 arasında ISO-50500 inovasyon Yönetim sistemi Standartları hazırlama yolculuğum, inovasyon stratejisinin önemi, nesnelerin interneti ve bilgi güvenliği hakkındaki görüşlerimi bulabilirsiniz.  Tabi başka bir çok uzman ve yöneticinin inovasyon ve nesnelerin interneti alanındaki bilgi paylaşımı  ile birlikte… Dolu dolu bir dergi olmuş….

http://www.ankarapatent.com/sayfa/1052/e-dergi  den indirebilirsiniz….

 

Aşağıdaki linkeden de indirebilirsiniz…

Ay-Pi_Ocak_Haziran_2018

ISO-50501 Innovation Management System standart çalışmalarımızdaki son gelişmeler

Bugün sizlere, 2015 den bu yana içerisinde olmaktan gurur duyduğum, ISO-TC279 numarası ile kurularak ISO-50500 İnovasyon Yönetim sistemi standartlar serisi son toplantılarımız ile geldiğimiz aşamaları özetlemek istiyorum. 2015 de 35  katılımcı üye ile başladığımız çalışmalara 12-18 Mart Londra 2018 toplantısında Üye sayısı  52 ülke ye ulaştı. Yeni katılan ülkeler; Peru,  Çek Cumhuriyeti, Endonezya, İran ve ABD dir.
• ISO-50501 “İnovasyon yönetimi – Gerekler” 5 gün süren yoğun çalışmaları ile 279 öneriyi değerlendirdi.Gelinen son durumda standart maddeleri ekli yapıya ulaştırlıdı. .ıso-50500
2017 de Çin’de gerçekleştirilen toplantı sonrasında, ÇİN  konseyi aktif olarak katılmaya başladı. Çin’in ISO standartlarına göre keni standartlarını düzenleyerek yakın gelecekte ISO standartlarıyla bağlantıyı güçlendirmek istediğine dikkat çekti. Bir sonraki ISO / TC 279 toplantısı Stockholm’de gerçekleşecektir. Sonraki ISO / TC 279 WGs toplantısı ise, 15-19 Ekim tarihleri arasında Tokyo’da yapılacaktır. Hiro Nishiguchi, TC standartlarının yayınlanmasını teşvik etmek için Elçilikleri davet edeceğini bildirdi.
• ISO / TR 50502 “İnovasyon yönetimi – Değerlendirme – Rehberlik” : 135 üye ülkeden gelen öneriler değerlendirildi. Yeniden görüş almak için gönderildi.
• ISO 50503 “İnovasyon yönetimi – İnovasyon için işbirliği yönetimi araçlar ve yöntemler  – Rehberlik ” standartının yayıma hazır olduğu ve ISO prosedürlerine uygun  yayınlanacağı bildirildi.
•  ISO 50504 “Yenilik yönetimi – Stratejik bilgi-zeka yönetimi -Rehberlik” standartı çalışmaları devam ediyor.

•  ISO 50505 “İnovasyon yönetimi – Fikri mülkiyet yönetimi” standartı çalışmaları planlandığı şekli ile çalışmaya devam ediyor.
Fikri Haklar Yönetimi standartı için WIPO (uluslararası fikri haklar yönetimi organizasyonu), çalışmalara aktif olarak katılmaya başladı. OECD: Oslo manuel ile köprü belgesi yayımlandı 
  ISO 23249 “İnovasyon yönetimi – Fikir yönetimi” standartı çalışmaları ISO / TC 279’a dahil edilmek üzere onaylandı
  1983 de İSVEÇ’de kurulan, 70 ülkeden 600 den fazla danışmanın üye olduğu ISPIM’in (the International Society for Professional Innovation Management)  toplantılara katılmak istedi ve 2 temsilci davet edildi.
•  ISO / TC 266 – Biomimetic standartlarını çalışan grup bizim çalışma grupları ile ortaklaşa çalışmaya karar verdi.
•  Honduras kendi ülkesinde de toplantıların yapılmasını talep etti.
Standartın ana yapısını oluşturan çaalışma grubu WG-1, kalan yorumları sonuçlandırmak için Porto’da Mayıs 2018 de bir araya geldi.
• 10. maddeye kadar olan genel yorumlar, katılımcı ve işbirlikçi bir toplantı sırasında analiz edildi ve bertaraf edildi.
• Yorumlar 135 delegeye görüş almak için gönderildi.
Ekim 2018 de  Japonya’da yapılacak olan bir sonraki toplantı sırasında sonuçlandıracaktır.