Navigate / search

İnovasyon Yönetimi Değerleme (Assesment) Metodolojileri

İnovasyon çalışmalarına başlamadan önce mevcut durumu ölçüp değerlendirmek ve ne yapılacağına hangi hedeflere hangi startejiler ile koşulacağına karar vermek gerekmektedir.

‘Assesment’ kavramını ben ‘Değerleme’ olarak kullanmak istiyorum. Değerlendirmeden farklı olarak, değerleme kavramının mümkünse ölçülebilir, göreceli de olsa yer belirleme amacı taşınıdığını düşünüyorum.

2015 den bu yana ISO (International Standardization Ofice) ISO-TC 279 WG’un Türkiye delegesi olarak ISO-50500 serisi İnovasyon Yönetimi Standartı çalışmalarına katılıyorum. 4 çalışma grubu içerisinde WG-4 deki arkadaşlarım ile önemli bir standart olarak da ‘ISO-50502 Innovation Management Assesment’ standartının hazırlanmasında bizzat çalışıyorum. Bu ek standart bir kılavuz niteliğinde olacak, bu değerlendirmeyi nasıl yapacağınızı anlatacak ve 2019 başında yayınlanarak kullanımıza açılacaktır. Ayrıca, içerisinde yer aldığım WG-1 ile de ISO-50501 İnovasyon Yönetim sistemi – şartlar[1] standartında bu değerlendimeyi nasıl yapmanızı beklediğimizi yazıyoruz. Öncelikle şartlar olarak beklediğimiz konuları anlatıp, sonrasında değerlendirmeyi nasıl yapacağınızı anlatacağım.

Madde 5’de lidere görev ataması yapıyoruz. Planlanan aralıklarla değerlendirmeyi ve inovasyon yönetim sisteminin sürekli iyileştirilmesini teşvik etmesini istiyoruz. Yani liderinizin temel görevlerinden biri de, düzenli biçimde bir değerlendirme yaparak sistemi iyileştirmek.

Madde 9’da Performans değerlendirme maddesinde ise; ‘Kuruluş, inovasyon performansını ve inovasyon yönetim sisteminin etkinliğini ve verimliliğini düzenli olarak analiz etmeli ve değerlendirmelidir.’ diyerek, bu değerlendirmenin, kurumsal bir yapıya kavuşmasını istiyoruz. Analiz ve değerlendirmenin sıklığı, kullanılan araç ve yöntemlerin yanı sıra, organizasyonun içeriğine ve yenilik performansını daha da iyileştirme hedefine bağlı olabilir. Analiz ve değerlendirme yaparken ise dikkate almanızı önereceğim konular:

  1. inovasyon stratejisi ve örgütün hedefleri ile inovasyon faaliyetlerinin sonuçları;
  2. İnovasyon yönetim sisteminin unsurları, süreçler ve portföyler dahil olmak üzere etkileşimleri
  3. İnovasyon kapsamınızın, liderlik ile taahhüt ettiğiniz vizyon ve politikaların, gerçekleştirdiğiniz eylemlerin etkinliğin; İnovasyona ayırdığınız kaynağın etkinliğinin ; hem başarılardan hem de başarısızlıklardan neler öğrendiğinize ilişkin çıktıların; inovasyon yönetim sisteminin iyileştirilmesi ihtiyacına ilişkin değerlendirmeler
  4. Toplanan verilerin doğru, eksiksiz, tutarlı ve gizliliğe saygı gösterilmesini sağlanması
  5. Değerlendirme sonuçlarının kanıtı olarak uygun belgelenmiş bilgilerin koruması

Bu ISO-50502 İnovasyon Yönetim sistemi değerlendirme (Innovation Management System Assesment)[2] standartını yazmaktaki amacımız; kuruluşların inovasyon yönetimindeki gelecekte yapacakları gelişmelerine katkı sağlayacak şekilde nasıl değerlendirme yapacakları sorusunu cevaplandırmaktır. Amacımız; bu alanda çok sayıda var olan değerlendirme araç ve metodlarını listelemek değil, bu değerlendirme metodlarını nasıl seçip belirleyeceklerini, nasıl uygulayacaklarını ve sonuçları nasıl değerlendirip kullanacakları konularında açıklamalarda bulunmaktır.

Avrupa Birliği (AB), Avrupa’nın araştırma ve teknoloji geliştirme kapasitesini güçlendirmek, üniversite-sanayi işbirliğini teşvik etmek, AB üye ülkeleri, AB aday ülkeleri ve AB’nin işbirliği yaptığı diğer ülkeler ile AB politikalarına ilişkin farklı alanlarda işbirliğini geliştirmek amacıyla, 1984 yılında Çerçeve Programlarını başlatmıştır. 6 yıl süren dönemler ve giderek artan bütçeler ile küçük bireysel araştırmalar yerine, çok ortaklı ve büyük araştırmaları destekleyerek, Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve Japonya’nın teknolojik üstünlüğü yakalanmak istenmiştir. 2014-2020 yılları dönemi için HORİZON2020 adı ile başlatılan bu destekleme programlarında bütçe 80 Milyar Euro’ya çıkartılmıştır. Türkiye 2002 yılında 6 çerçeve programına katılım payını ödeyerek TUBİTAK ile katılmıştır. Programlara başvuran sayısı az olunca, TUBİTAK 2004 de Türkiye’de kuruluşların inovasyon yetkinliğini ölçerek, daha çok proje desteği alabilecek şekilde kuruluşların katılımını sağlamak için ne gibi stratejiler geliştirebileceğini tespit etmek amacı ile 2004 yılında İnovasyon Yetkinlik değerlendirmesi amacı ile AB-6 çerçeve desteği ile TR-Axcess projesini başlatmıştır. Bu proje kapsamında eğitim alarak, Türkiye’deki 100 kuruluşun yetkinliğini ölçerek, politikalar geliştirilmesi amacıyla arkadaşlarımla çalışmalara katılmıştım. 2004 yılında TUBİTAK Avrupa Birliği’nin çerçeve programlarına katılabilme yetkinliğini değerlendirmek amacı ile benim de içerisinde olduğum 5 danışmanı Oxford üniversitesinden innovation değerleme eğitimi aldırarak, TUBİTAK’dan sanayi desteği alan 100 firma için bu değerlemeyi yapmıştı. Bu çalışmanın içerisinde SETAŞ, A.Ş., Kale Kalıp, EFES Pilsen, ASSAN, ASAŞ, Altıparmak A.Ş., Kraftek, İnvenoa, Elsim, Örsan Brode, Doruk Otomasyon, Simbiyotek A.Ş., Akdata Yazılım, Efes Yazılım, Bilgi Elektronik, Seger A.Ş., Oyman Makine, SETA, GBL Gül Laboratuvarı vb  kuruluşun Inovasyon yönetimi değerlemesi yapılarak, TUBİTAK’a AB-7 Çerçeve programında daha çok sayıda kuruluşumuzun yer alması için önerilerimiz sunulmuştu. Bu değerleme metodoloji 2004 yılında ANİMATE[3] isimli metodoloji şimdilerde ise başka isimlerle sunulmakta.

Tim Kastelle’ nin [4] açıkladığı şekilde; inovasyon projelerinizde bir çok adımda yolculuk yapmak zorundasınız ve yapabileceğiniz birçok farklı yol var. Bu modelde; iki artan  boyut var. Yatay eksende inovasyona artan bağlılık olup, yenilikleri desteklemek ve geliştirmek için sistemlerin yerleştirilmesi ve zaman, para ve diğer kaynakların yenilikçiliğe açık bir şekilde tahsis edilmesi gibi şeyleri içerebilir. Bu inovasyon girdilerini ölçer. Dikey eksene geçmek, inovasyon yeterliliğinde bir artış gösterir – temel olarak yeni fikirleri üretme ve başarılı bir şekilde yürütme yeteneği. Bu yenilik çıktılarını ölçer. Çözmeniz gereken sorunun arttırımsal mı, radikal mı inovasyon gerektirip gerektirmediğini analiz etmeniz için bu metodu öneriyorum. Her kutunun kısa bir açıklaması aşağıda verilmiştir.

  • Yenilikçilik Yeteneği Yok: Bu firmalar yenilik yapmıyor. Bu mutlaka kötü değildir. Stabil endüstrilerde güçlü pozisyonları varsa başarılı olabilirler veya ortalama performans gösterenler veya başka durumlarda mücadele edebilirler. Sanırım hepimiz bu kategorinin örneklerini düşünebiliriz.
  • İnovasyon Hakkında Düşünmek: Bu kategorideki firmalar inovasyonun önemi hakkında konuşmaya başlıyor. Onu temel değerler listesine ekleyebilirler veya konuşmaya başlayan bir CEO’ya sahip olabilirler. Farkındalık ve bağlılıktaki bu artıştan bağımsız olarak, bunlar hala çok iyi değildir. Bu genellikle kuruluşların inovasyonu iyileştirmeye çalıştığı ilk adımdır.
  • Konuş ama birşey yapma: Kendini açıklayıcı bir kategoridir. Resmi yenilik programları, zaman ve kaynak taahhüdü, vb. konularda konuşuyorlar. Ama onlar aslında fikirleri yürütmekte hala kötüler. Düşüncelere, kötü bir seçim sürecine aşırı odaklanabilirler ya da yürütmede çok iyi olmayabilirler.
  • Kasıtsız Yenilikçiler: Bunlar, başka bir isim altında yenilik yapan firmalar olabilir – bu yüzden süreç iyileştirmelerinde sürekli iyileştirme ya da yalın program aracılığıyla gerçekten iyi olabilirler. Fikirleri makul ölçüde iyi bir şekilde yürütebilirler, ancak destekleyecek herhangi bir yapıya sahip değildirler, aynı zamanda yenilikçi olduklarını da düşünmezler.
  • Her şeyde Ortalama: Bu firmaların inovasyonu desteklemek için bazı yapıları var ve bunu yaparken daha iyi hale geliyorlar.
  • Potansiyel Yıldızlar: Yenilik yapmakta iyidir ve daha fazla kaynağa sahip olmak için daha fazla kaynak yaratmaktadırlar. İnovasyona üst düzey bağlılık, yerinde iyi süreçler ve inovasyon için özel kaynakları var. Yeni fikirler yürütmek ve son derece iyi olma potansiyeline sahip olmak için makul derecede iyidirler.
  • Bilinçsiz Yıldızlar: Bu firmalar yeni fikirleri üretme ve hayata geçirme konusunda oldukça beceriklidirler. Bu kategoride KOBi ve hizmet sektörü daha fazla yer alır. Fikir üretmek için çok fazla yapıya ya da kaynağa ihtiyaç duymayabilirler, bu yüzden bunu gerçekten inovasyon olarak düşünmezler.
  • Zahmetsiz Yenilikçiler: İnovasyonu yönetmeyi düşünen firmalardır ve bunlar çok iyidir. Büyük miktarda kaynak batırlar, ama bilinçli olarak yenilik yapmaya çalışırlar.
  • İnovatörler: Bu firmalarda yenilik, kültüre derinden gömülüdür – her şey yenilikçiliğe yöneliktir.

Bu analizi, öz değerlendirme yapmak için kaba bir mevcut durum analizi amacıyla kullanabilirsiniz. Kendinizi nereye konumlandırıyorsunuz? Inovasyon yönetimi değerleme (IMA- Innovation Management Assesment) çalışması için kullanabileceğiniz değişik yaklaşımlar mevcuttur. Bu yaklaşımlar doygunluk veya kıyaslama modeli içerirler. Doygunluk modelleri, düşük-orta-ileri v.b seviyeleri tespit etmek için oluşturulmuştur. Kıyaslama modelleri ise, performansınızı diğer kuruluşlar, büyüklükler (çalışan, ciro v.b) ülkeler, sektörler v.b bazda sizlere bulunduğunuz durumu raporlar. Bu tip modellerde kuruluşunuzun rekabetçiliğini içinde bulunduğunuz sektör veya pazar açısından doğru değerlendirmek için daha faydalı olacaktır. IMA metod ve araçları, kısa bir kaç soru şeklinde olabileceği gibi detaylı araştırmalar yapmanıza olanak sağlayacak derinlemesine çalışmalar da içerebilir. Hangi yöntemi tercih edeceğiniz size kalmış olmasına rağmen, derinlemesine yapılacak çalışmaların yoğun bilgi gerektirdiğini unutmayın. IMA çalışmasının süresini planlar iken, kuruluşunuzun büyüklüğünü de düşünmelisiniz. Son zamanlarda hayata geçrilen web tabanlı çözümler; ön hazırlığınızı detaylı yaparsanız size hızlıca sonuç verecektir. Yine aynı şekilde, IMA’yı kendiniz gerçekleştirebileceğiniz gibi, bu alanda uzman danışmanlık kuruluşların da da hizmet alabilirsiniz. Değerlendirme sonuçlarını, bulunduğunuz doygunluk seviyesi veya kıyaslamayı göstercek şekilde değişik gösterimlerle (histogram, doygunluk gridleri, örümcek diyagramı, kıyaslama diyagramları v.b) raporlar alabilirsiniz.

Peki, ülkemiz bu değerleme çalışmalarında neler yapıyor? 2004 den bu yana, bu konudaki çalışmaların içerisinde olduğum için izledim veya katıldım. Bu sebeple, bu değerleme metodolojilerine örnekler vermek istiyorum. Bu amacımın sebebi, yerli çözümlerimizin çoğalması ve ülkemiz kuruluşlarının bu yerli çözümler ile değerlemelerini yapmalarıdır. Hem bilgi güvenliği hem ulusal stratejiler için yerli çözümlerin kullanılmasını özellikle önemsiyorum.

Bunlardan ilki; Ankara Kalkınma Ajansı destekli BİTAV’ın yürüttüğü ‘PROYEN Projesi’ [5]kapsamında ODTÜ Teknokent’ te yer alan kuruluşların teknolojik yeteneği değerlendirilmişir.

İçerisinde yer aldığım diğer çalışma ise; BUSİAD (Bursa Sanayi ve İş Adamları Derneği) ın BURSA YENİLEŞİM ÖDÜLÜ[6] çalışmasıdır. BUSİAD 2 yılda bir Bursa kuruluşlarını değerlendirmekte ve Inovasyon alanında bu değerlemeye gore ödüller vererek, inovasyonu teşvik etmektedir. 2017 yılında başdeğerlendirici olarak değerlendirici arkadaşlarıma eğitim vererek, MAYSAN MANDO, YEŞİM TEKSTİL ve AKTAŞ HOLDİNG’i ödüllerndirdik. BUSİAD sayfasından detayları inceleyebilirsiniz.

Bu konuda kalkınma ajansları, Sivil Toplum Kuruluşları ve bazı üniversiteler de çalışmalar yapmışlardır. Bunlardan biri, ÜSİMP Üyesi Ege Üniversitesi Bilim Teknoloji Uygulama ve Araştırma Merkezi (EÜ. EBİLTEM-TTO) tarafından 2007 yılından itibaren yürütmüş olduğu ulusal ve uluslararası projeler ile geliştirilmiş olan ‘ÜSİMP İnovasyosyon Karnesi’ çözümüdür. Adana ÜSAM’ın da katkıları ile ülkemize özgü bir hale getirerek bugünkü haline getirilmiş ve ÜSİMP’e[7] lisanslanmıştır. ÜSİMP İnovasyon Karnesi, uluslararası örneklerden de yararlanılarak ülkemizdeki firmaların Ar-Ge ve inovasyon konularında kendi kendilerini değerlendirebilecekleri, ilgili konulardaki toplam 24 parametre ile mevcut durumlarını görebilecekleri bir “inovasyon özdeğerlendirme” çalışmasıdır. ÜSİMP İnovasyon Karnesi, ÜSİMP Üyesi kuruluşlar üzerinden firmalara ücretsiz olarak verilmektedir. Bu nedenle ÜSİMP İnovasyon Karnesi hizmetinden yararlanmak isteyen firmalar ÜSİMP üyesi kuruluşlar ile temas ederek bu çalışmaya katılabilmektedirler. Herhangi bir ÜSİMP üyesi üzerinden gelmeyen başvurular doğrudan ÜSİMP Yönetim tarafından yürütülecektir.

Doğu Marmara Kalkınma Ajansı KOBİ’lerinin inovasyon kapasitesinin geliştirilmesi gerçekleştirilen “InnoTEAM Yarışması” açarak 2017 de öncelikler bu ölçme değerlendirmeyi yapmıştır.  İnovasyon Yönetimi Değerlendirme Anketi’ni (AToMIC)[8] adını verdiği yöntemi kullanmıştır. Bu yöntem IMProve methodolojisinin neredeyse birebir benzeridir. Ben neden sanki kendi yöntemleri gibi referans vermeden kullandıklarını bilmiyerek, kınıyorum.

Dünya örneklerine bakarsak; öncelikle devletlerin yaptığı çalışmalardan örnek vermek istiyorum. Innovation Scoring[9] isimli, bu değerlendirme, süreç bazlı olup web tabanlı anketler aracılığı ile gerçekleştirilmektedir. Portekiz devletinin hazırladığı değerlendirme sayfasıdır. Kuruluşların öz değerlendirme yapmasına olanak sağlayacak şekilde, kriterler bazında sorular sorulmakta ve kuruluşlara özdeğerlendirme yapma imkanı tanınmaktadır.

Avrupa Birliği’nin Joit Research Center’ın 2015 yılında hazırladığı raporda ‘İnovasyon Radar’ı değerlendirme methodolojisi ile, Avupa Birliği’nin desteklediği proje ve programların ne kadar inovatif olduğu belirlenmeye çalışılmıştır. Bu methodolojide inovasyonun kendisi ve inovatör değerlendirilmektedir. Bu kriterler;  Pazar potansiyeli, inovasyonun hazırlığını, inovasyon yönetimini ölçmektedir. Değerlendirme methodolojiler süreç bazlı ve kültür bazlı iki kategoriye ayrılarak incelenmiştir.[10]

Tabi, danışmanlık kuruluşları da verecekleri hizmetler öncesi bu değerleme çalışmasını yapmaktadırlar. Bunlar içerisinde, kuruluşlarda inovasyonun değerlemesi konusunda ELMAS (Diamond) modeli sıklıkla karşımıza çıkmaktadır. Model, sürdürülebilir inovasyon için beş temel kriterin gerekli olduğun kabulune dayanır ve bu kriterlere odaklanır. Bunlar; strateji, süreç, organizasyon, işbirlikleri ve kurumsal öğrenme kriterleridir.[11]

Bir başka model ise İNOVASYON HUNİSİ dir. Bu modelde inovasyon süreci birden fazla inovatif fikirle başlar ve ayıklanarak şekillendirilir ve uygulamaya geçirilir.

TIM Foundation[12], inovasyon doygunluk modeli adını verdiği bir model ile, ölçme ve değerlendirme yapmaktadır. Her bir model de ortak olan; inovasyon stratejisi, liderlik, kültür, kaynakların kullanımı ve yönlendirilmesi, süreçler, izleme-değerlendirme sistemleri, sürekli gelişme ve inovasyon sonuçları başlıklarıdır.

Bir başka model de InnoSurvey adı altında kullanıcılara sunulmaktadır. [13] Bu değerlendirmede 360 derece analiz yaklaşımı ile, hem kalitatif hem de kantitatif karşılaştırmalı değerlendirme yapmaktadır.

Avrupa Birliği, ar-ge ve inovasyon projelerine hibe verme programı kapsamında, 2006 yılında, 6th Çerçeve Programı ile inovasyon yönetimini ölçmek ve değerlendirmek istemiş ve bu konuda bir projeye fon sağlamıştır. 6 yıl süren IMP3rove Methodu[14] olarak adlandırılan AT-Kearney ‘in liderlik ettiği çok katılımlı bir proje ekibi, 2012 yılında projeyi başarı ile sonuçlandırmıştır. Avrupa Birliği bu metodolojiyi, 2013 yılında teknik spesifikasyon haline getirerek CEN/TS 16555:2013 İnovasyon Yönetimi Standartı adı altında yayınlamıştır. IMP3rove  metodolojisi, Türkiye’de TIM (Türkiye İhracatçılar Meclisi) tarafından da kabul görerek, 2014 yılından itibaren INOVALIG adı altında düzenlenen bir inovasyon yarışmasında öz değerlendirme modeli olarak kullanılmaktadır. TSE; 2013 Aralık ayında bu teknik spesifikasyonu kabul ederek, web sitesinde duyurmuştur.  Aynı zamanda; 2014 yılında Avrupa Birliği HORİZON 2020 programı içerisinde, KOBİ kuruluşlarının inovasyon çalışmalarına hibe vermek amacıyla devreye alınan KOBİ Araçları (SME Instrument) programı tarafından da CEN/TS 16555, desteklerden faydalanma aracı olarak kabul edilmiştir.[15]

Ben içerisinde olduğum çalışma grubu ile birlikte 2015 yılından itibaren yazdığımız ISO-50502 numaralı standarttaki yaklaşımlarımızı ve size kılavuzluk edecek bilgileri detaylı olarak anlatmak istiyorum.İnovasyon yönetimi değerlendirme çalışmasına başlamadan önce, değerlendirme amacı, kullanılacak yaklaşım açıklığa kavuşturularak, elde edilen sonuca uygun şekilde değişime hazır olmak konusunda stratejik niyeti netleştirilmelidir. Bu değerlendirmeyi yapmadan önce aşağıdaki soruları kendinize sormalı ve cevaplarınızı netleştirmelisiniz.

  • İnovasyon yönetimi değerlendirmesi (IMA-Innovation Management Assesment) kuruluş vizyon ve stratejilerimle ne kadar uyumlu?
  • İnovasyon stratejim var mı ve bu stratejimden çalışanlarım ne kadar haberdar?
  • Kuruluşumu yenilikçi bir hale getirebilmem için nelere ihtiyacım var?
  • İnovasyon yönetimi yeteneklerim ve performansım ne durumda olduğunu biliyor muyum?
  • İnovasyon yönetim sistemimi kuracak mıyım?
  • Değerlendirme sonuçlarını nasıl kullanacağım? Beklentilerim neler?
  • Sonrasında ne yapmayı planlıyorum?

Bu vereceğiniz cevaplara göre, bu değerlendirme çalışmasını kendiniz mi yapacaksınız, yoksa profesyonel uzmanlardan mı destek alacağınızı belirlemelisiniz. Bu belirlemeyi yaptıktan sonra, bütçenizi ve değerleme proje planınız hazırlamalısınız. Bu değerleme çalışması için ihtiyacınız olabilecek veri ve bilgileri tanımlar iseniz, değerleme çalışması hızlıca sonuçlanabilir. Yine de, ciddi bir değerleme yapmak istiyor iseniz, 3 ay dan daha kısa sürmediğini unutmayın lütfen. Bütün bu hazırlık çalışmaları, inovasyon yönetim sisteminin değerlemesi, bulunduğuz aşamayı belirlemek, sonrasında neler yapmanız gerektiğini planlamak için zorunludur.

Genel olarak, inovasyon yönetiminde bulunulan aşamaları 4 seviyeli olarak tanımladık. Bunlar;

  • Birinci seviye : İnovasyon çalışmalarının reaktif olarak ortaya çıktığı ve plansız anlık kararlar ile faaliyetlerin gerçekleştiği durumu tanımlar
  • İkinci seviye : İnovasyon çalışmalarının tanımlı bir süreç içerisinde gerçekleştiği ve daha çok ürün çıktısı üzerine odaklanmış durumdur. TUBİTAK adına 2004 yılında ülkemizde 100 kuruluşta yaptığımız değerlendirme çalışmasında, ülkemizdeki kuruluşların ağırlıklı olarak bu seviyede olduğunu tespit etmiştik. Tabi aradan geçen 15 yıldan fazla zamanda daha iyi sonuçlar alınabileceğini düşünmek istiyorum.
  • Üçüncü seviye : İnovasyon çalışmalarının herkes tarafından bilinen ve yönetilen, performansı takip edilen, paydaşlarla birlikte organizasyonun ilişki içerisinde yürütülen durumdur. Özellikle ar-ge merkezi kuran kuruluşların artması ile ülkemizin bu seviyelerde bir performans sergilediğini söyleyebilirim.
  • Dördüncü seviye : Tamamiyle inovasyon yönetim sisteminin kurulmuş olduğu, inovasyon stratejileri ve hedefleri ile yönetildiği durumdur. İnovasyon organizasyonu ve kültürü, bilişim ve iletişim teknolojilerinin yoğun kullanıldığı, inovasyon protfolyosu ile projelerin yönetildiği, kritik başarı faktörlerinin tanımlı olduğu, diğer yönetim sistemleri ve dış paydaşlarla ile entegre çalışan bir sistemden bahsediyoruz demektir.

İnovasyon yönetimi değerlendirme raporlarının aşağıdaki başlıklarda organizasyonunuzun mevcut durumunu gösterecek şekilde, güçlü yönlerinizi ve sektör-pazara göre boşluğu (gap) göstermesini öneriyoruz. Bu başlıklar;

  • İnovasyon stratejisi
  • İnovasyon kültürü
  • İnovasyon organizasyonu ve süreçleri
  • İnovasyonu geliştiren faktörler (Fikri haklar yönetimi, proje yönetimi, teknoloji v.b)
  • İnovasyon sonuçlarınız

Elde ettiğiniz değerleme raporuna göre, kuruluşunuz için aşağıdakileri yapabilirsiniz.

  • Önceki raporlar ile karşlaştırma yaparak hangi alanda ne kadar ilerlediğinizi görebilirsiniz.
  • İnovasyon hedef ve stratejilerinizi gözden geçirip, performansınızı arttıracak konulara odaklanabilirsiniz
  • Hangi alanlarda dış kaynak, danışmanlı, paydaş v.b kullanmanız gerektiğini belirleyebilirsiniz.
  • Hangi faaliyetleri çalışanlarınız veya danışmanlık desteği ile hayata geçireceğinizi belirleyebilirsiniz.
  • Proje planlama, izleme ve değerlendirme sistemi ile performansınızı daha etkin izleyip, yönetebilirsiniz
  • Kuruluşunuz içindeki iletişiminizi ortak bir zemin üzerinde yapabilir ve ortak bir terminoloji ile performanızı izleyebilir hale gelebilirsiniz.

 

Sizlerin de kendiniz adına tespit ettiğiniz yöntemler var ise benimle paylaşmayı unutmayın lütfen…

Müjgan ÇETİN, Ağustos 2018, İstanbul

Not: Fikri hakları tescil ettirilmiştir. Lütfen kaynak göstererek kullanınız.

[1] ISO-50501 Innovation Management System Standart – Guidelines, 2018

[2] ISO-50502 İnovasyon Yönetim sistemi değerlendirme (Innovation Management System Assesment), 2018

[3] Oxford Innovation web site: https://innovation.ox.ac.uk/

[4] TIM Kastelle web sitesi : http://timkastelle.org/blog/2010/11/the-innovation-matrix/

[5] BİTAV PROYEN web sitesi : http://www.bitav.org.tr/TR/Genel/Bitav17a2.html?F6E10F8892433CFFAAF6AA849816B2EF7D8EF526A64E6047

[6] BUSİAD web sitesi : http://www.bursayenilesimodulu.org/

[7] ÜSİMP web sitesi : https://usimpinovasyonkarnesi.com.tr/

[8] MARKA web sitesi http://innoteam.marka.org.tr/

[9] Portekiz hükümeti web sitesi : http://www.innovationscoring.org/

[10] Giuditta De Prato, Daniel Nepelski, Innovation Radar:Identifying Innovations and Innovators with High Potential in ICT FP7, CIP & H2020 Projects, Joint Research Center, Luxembourg: Publications Office of the European Union, 2015

[11] D. Gamal, S. Tarek , N. Elrayyes, How to measure organizastio innovativeness an overview of innovation measurement frameworks and innovation audit / manageent tools, Egyptinnovate, 2011

[12] TIM Faundation web sitesi : http://timfoundation.org/innovation-maturity-model/

[13] Innovation 360 Group web sitesi : http://innovation360group.com/innochannels/

[14] IMProve Academy web sitesi : https://www.improve-innovation.eu/about/our-story/

[15] Müjgan Çetin, İnovasyon Yönetimi Standartı, ITÜ, UAS 2016, 4 Sanayi devrimi, Bildiri kitabı sayfa 328-335, 2016

Leave a comment